08/2006 Arşivi

BMC - MegaStar

BMC - MegaStar

Üstün teknolojisi ve modern tasarımıyla hafif ticari araç pazarında yepyeni bir sayfa açan Megastar’ın, farklı sektörlerin her tür ihtiyacını karşılayabilecek, vanlar, kombiler, kombi vanlar, minibüsler ve kamyonetlerden oluşan 19 modeli var. Megastar’ın tüm mühendislik çalışmaları 40 milyon dolarlık bir yatırımla BMC tarafından yapıldı. 74 mühendis ve 159 teknik elemanın 5 yıl süren zorlu çalışmasının ürünü olan Megastar, yüzlerce performans, güvenlik ve dayanıklılık testinden başarıyla geçti.

BMC - MegaStar

http://www.bmc.com.tr/tr_yolcu_megastar_giris.asp

Uno Light Ekmek İle Formunuzu Koruyun

Uno Light Ekmek

Kalorisi ve yağ oranı düşük Uno Light Ekmekile her zaman formunuzu koruyun. Hem vücudunuza ihtiyaç duyduğu lifleri sağlar, hem de tokluk hissi vererek daha az yemek yemenize yardımcı olur.

Yüksek lif içeriği ile tokluk hissi vererek , açlık hissinizi geciktiren Uno Light ürünlerini , günlük beslenme programlarınızda yer verebilirsiniz. Ayrıca lif içeriği ile pek çok önemli hastalıktan korunmanız da mümkün. Enerjisi azaltılmış diyetlerde özellikle üzerinde durulması gereken vitamin ve minerallerin yeterli alımıdır. Bu nedenle, %25 enerjisi azaltılmış Uno Light Ekmek vitamin ve mineral açısından zenginleştirilmiştir.

Uno Light Ekmek

http://www.uno.com.tr/tr/eg_fe_lightekmek.asp

Kazıcı - Yükleyici İş Makinesi - MST 444

Mastaş - MST 444

1976 yılında, küçük bir atölyede işe başladı MASTAŞ kurucuları.

Beş cesur ve yetenekli öğretmen tarafından soğuk demir ve profil işleri yapıldı önceleri. Sonra bazı tarım alet ve makineleri yapılmaya başlandı. Tarım aletlerinden traktör römorku imalatına geçildi. Daha sonra da bu römorkları yükleyecek traktör üzeri ekipmanlar düşünüldü.

Bugünkü imalat portföyünde bulunan uzmanlaştıkları bir alan olan Kazıcı Yükleyici İş Makineleri için ilk temeller o zamanlar atıldı. Önceleri taşıyıcı olarak tarımsal amaçlı traktörler kullanıldı. Bu traktörlere uygun mekanik sistemli ekipmanlar yapıldı. Hidrolik ve imalat teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte mekanik aksamlar yerini hidrolik ekipmanlara bıraktı. Mastaş, kazıcı yükleyici ekipmanları ile, özellikle Ege Bölgesi’nde bu sektörde en iyi bilinen firma oldu.

1988’de İtalyan Benfra firması ile anlaşma yapıldı. Anlaşma ile skit olarak İtalya’dan getirilen orijinal iş makinesi yürüyüş aksamlı ana şasilerinin üzerine hidrolik ekipman montajı yapıldı. İtalya’da oluşan kriz ortamından kurtulamayan Benfra kapandı. MASTAŞ, kendi çabaları ile makinanın skit kısmını oluşturan parçaları da temin ederek makinenin tüm parçalarının montajını Türkiye’de yapmaya başladı. 115 Hp’lik Belden Kırma model B.K.110 adı altında hala ürün yelpazesinde satışa sunulmaktadır. Değişen pazar ihtiyaçlarını karşılamak üzere araştırma ve yatırımlar aralıksız sürdürülmektedir.

1996’dan itibaren yılların getirdiği tecrübe ve yapılan yatırımlarla Düz Şasi Modeller olan MST Serisi Kazıcı Yükleyicilerin imalatına geçildi.

Mastaş

http://www.mastas.com.tr/indextr.htm

Seni Unutmadık Devrim!

Devrim

16 Haziran 1961 TCDD fabrikalar ve cer daireleri yönetici ve mühendisleri ile toplantıda ulaştırma bakanlığının yazısı okunarak, 29 Ekim 1961 tarihine kadar binek otomobili tipinin geliştirilmesi görevinin TCDD işletmesine verildiği bildirilir.

Bu iş için 1.400.000 tl. ödenek ayrıldığı belirtilir. Süre 4,5 aydır!. Bu süre içinde bu çapta bir geliştirme çalışması yapılabilir mi ki? Bırakınız geliştirmeyi hiçten yola çıkarak çalışabilecek bir otomobil yapılabilir miydi?

Tüm ülkede üniversiteden basınına, bir avuç sanayicisinden politikacısına, sesi duyulabilen kimse ne otomobil ne de motor yapılabileceğine inanıyor, özel sohbetlerde, röportajlarda, film gösterili konferanslarda bu görüş vurgulanıyordu.

Fakat bu inanılmaz şey gerçekleşiyor ve 28 Ekim 1961 sabahı Türkiye’de yapılan bir otomobil, kaportası pürüzsüz olmasa da, kendi tekerlekleri üzerinde ve yine Türkiye’de yapılan kendi motorunun gücüyle büyük millet meclisi binası önüne götürülerek devlet başkanı Cemal Gürsel paşaya sunulabiliyor, bir ikincisi paşayı Anıtkabir’e götürüyor, sonra da hipodrom’daki geçit resmine katılıyordu…

Evet bir çoğumuzun bildiği gibi Türk mühendislerinin büyük emeği teri ve gayretleriyle üretilen Devrim, benzini bittiği için, kendisine Türk mühendislerinin çalışmayan otomobili olarak damga vurulmuş, üretiminden vazgeçilmiş ve Türk otomotiv sanayine koyulan engelin devrimi olmuştur.

Her nekadar koltuklarına oturamasakta gaz pedalına basıp yollarda gezinemesekte, istendiğinde zor şartlarda bile bu ülkede nelerin yapabildiğinin veya yapılabileceğinin ve aynı zamanda bu çalışmaların nasıl engellendiğinin kanıtı olarak seni hep hatırlayacağız devrim…

İlk Türk Otomobili Devrim

http://forum.donanimhaber.com/m_5342048/tm.htm

Türk Markalarını Yutan Devler…

Alışveriş sırasında, raflardaki ürünleri incelemek artık bende bir alışkanlık haline geldi, özellikle sürekli kullandığım markaların hangi ülkelere ait olduğunu araştırıyorum alternatif olarak yerli bir ürün var mı diye bakınıp daha sonrada alıp almayacağıma karar veriyorum.

Bu alışkanlığım birçok insan için belkide saçma gelebilir ne var kardeşim beğeniyorsan al kullan diyebilirsiniz ve belkide haklısınızdır.
Son zamanlarda devamlı yabancı firmalar tarafından kendi markalarına ileride rakip olabilecek veya çeşitli pazarlara “Türk Markası” altında girebilmek adına Türk firmalarının alındığını, birçoğumuz medya yada gözlemlerimiz sonucunda öğreniyoruz. Ayrıca bu firmalar sadece yerli fabrikaları ve markaları satın alıp kendi bünyelerine katmakla yetinmiyorlar, “Türk Malı” veya “Türk markası” damgası altında bu ürünleri raflarda satmaya devam ediyorlar.

Türkiye’deki markalarımız firmalarımız dış alımlara bukadar dayanıksız mı? Yıllarca mücadele edip kurdukları fabrikalarını oluşturdukları markalarını bukadar kolay pes edip satmaları normal mi acaba diye düşünmeye başlamamak mümkün değil. Yoksa bu satışlardan kazandıkları paralar ile Türkiye’mize yeni fabrikalar ve markalar mı kazandırıyorlar? Hiç sanmıyorum…

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »