PC Net En İyi 33 Blog Listesi
Yuzde100Yerli.Com sitesi Şubat ayında yayınlanan PC Net dergisinde en iyi 33 blog arasında yer aldı. Yuzde100Yerli.Com sitesi olarak tüm ziyaretçilerimize ve PC Net çalışanlarına teşekkürlerimizi iletiriz.
Yuzde100Yerli.Com sitesi Şubat ayında yayınlanan PC Net dergisinde en iyi 33 blog arasında yer aldı. Yuzde100Yerli.Com sitesi olarak tüm ziyaretçilerimize ve PC Net çalışanlarına teşekkürlerimizi iletiriz.

16 Haziran 1961 TCDD fabrikalar ve cer daireleri yönetici ve mühendisleri ile toplantıda ulaştırma bakanlığının yazısı okunarak, 29 Ekim 1961 tarihine kadar binek otomobili tipinin geliştirilmesi görevinin TCDD işletmesine verildiği bildirilir.
Bu iş için 1.400.000 tl. ödenek ayrıldığı belirtilir. Süre 4,5 aydır!. Bu süre içinde bu çapta bir geliştirme çalışması yapılabilir mi ki? Bırakınız geliştirmeyi hiçten yola çıkarak çalışabilecek bir otomobil yapılabilir miydi?
Tüm ülkede üniversiteden basınına, bir avuç sanayicisinden politikacısına, sesi duyulabilen kimse ne otomobil ne de motor yapılabileceğine inanıyor, özel sohbetlerde, röportajlarda, film gösterili konferanslarda bu görüş vurgulanıyordu.
Fakat bu inanılmaz şey gerçekleşiyor ve 28 Ekim 1961 sabahı Türkiye’de yapılan bir otomobil, kaportası pürüzsüz olmasa da, kendi tekerlekleri üzerinde ve yine Türkiye’de yapılan kendi motorunun gücüyle büyük millet meclisi binası önüne götürülerek devlet başkanı Cemal Gürsel paşaya sunulabiliyor, bir ikincisi paşayı Anıtkabir’e götürüyor, sonra da hipodrom’daki geçit resmine katılıyordu…
Evet bir çoğumuzun bildiği gibi Türk mühendislerinin büyük emeği teri ve gayretleriyle üretilen Devrim, benzini bittiği için, kendisine Türk mühendislerinin çalışmayan otomobili olarak damga vurulmuş, üretiminden vazgeçilmiş ve Türk otomotiv sanayine koyulan engelin devrimi olmuştur.
Her nekadar koltuklarına oturamasakta gaz pedalına basıp yollarda gezinemesekte, istendiğinde zor şartlarda bile bu ülkede nelerin yapabildiğinin veya yapılabileceğinin ve aynı zamanda bu çalışmaların nasıl engellendiğinin kanıtı olarak seni hep hatırlayacağız devrim…
İlk Türk Otomobili Devrim
Alışveriş sırasında, raflardaki ürünleri incelemek artık bende bir alışkanlık haline geldi, özellikle sürekli kullandığım markaların hangi ülkelere ait olduğunu araştırıyorum alternatif olarak yerli bir ürün var mı diye bakınıp daha sonrada alıp almayacağıma karar veriyorum.
Bu alışkanlığım birçok insan için belkide saçma gelebilir ne var kardeşim beğeniyorsan al kullan diyebilirsiniz ve belkide haklısınızdır.
Son zamanlarda devamlı yabancı firmalar tarafından kendi markalarına ileride rakip olabilecek veya çeşitli pazarlara “Türk Markası” altında girebilmek adına Türk firmalarının alındığını, birçoğumuz medya yada gözlemlerimiz sonucunda öğreniyoruz. Ayrıca bu firmalar sadece yerli fabrikaları ve markaları satın alıp kendi bünyelerine katmakla yetinmiyorlar, “Türk Malı” veya “Türk markası” damgası altında bu ürünleri raflarda satmaya devam ediyorlar.
Türkiye’deki markalarımız firmalarımız dış alımlara bukadar dayanıksız mı? Yıllarca mücadele edip kurdukları fabrikalarını oluşturdukları markalarını bukadar kolay pes edip satmaları normal mi acaba diye düşünmeye başlamamak mümkün değil. Yoksa bu satışlardan kazandıkları paralar ile Türkiye’mize yeni fabrikalar ve markalar mı kazandırıyorlar? Hiç sanmıyorum…