Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin bacaları tütmeye başladığında, en stratejik hedeflerden biri ülkenin cam ihtiyacını yerli imkanlarla karşılamaktı. 1935 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifleriyle Boğaziçi’nin kıyısında yakılan o ilk ateş, sadece bir fabrikayı değil, bir dünya devini doğurdu. Bugün 5 kıtada 150’den fazla ülkede sofraları süsleyen Paşabahçe, 90 yılı aşkın süredir Türkiye’nin sanayileşme vizyonunun en şeffaf ve en parlak kanıtı.
Bir marka düşünün, hem babaannenizin vitrinindeki o kıymetli kristal vazo olsun, hem de modern bir Avrupa kafesinin su bardağı. Paşabahçe, Şişecam Topluluğu’nun amiral gemisi olarak, camı sadece bir malzeme olmaktan çıkarıp, hayatı güzelleştiren bir objeye dönüştürme yolculuğunu neredeyse bir asırdır sürdürüyor.
1935’te Kurulan Tesis, Cumhuriyetin Cam Ocağı
Paşabahçe’nin hikayesi, Türkiye İş Bankası’nın öncülüğünde kurulan Şişecam Topluluğu’nun ilk fabrikasıyla başlar. 1935 yılında İstanbul’un Beykoz ilçesine bağlı Paşabahçe semtinde kurulan tesis, markaya da ismini verir. O yıllarda amaç nettir, Türkiye’nin temel cam ev eşyası ihtiyacını karşılamak ve dışa bağımlılığı bitirmek.
Ancak Paşabahçe, kurulduğu günden itibaren sadece üretmek ile yetinmez. Estetik ve tasarımı odağına alarak, cam işçiliğini bir sanayi disipliniyle birleştirir. İlk yıllarda el işçiliğiyle üretilen o nadide parçalar, zamanla teknolojinin gücüyle birleşerek milyonlara ulaşan bir üretim kapasitesine dönüşür.
1960 Yılında Amerika’ya Gönderilen İlk Koli
Paşabahçe’nin sadece bir iç piyasa markası olarak kalmayacağının ilk sinyali 1960 yılında verilir. Marka, o dönem için büyük bir cesaret örneği göstererek ABD’ye ilk ihracatını gerçekleştirir. 150.000 dolarlık bu ilk satış, bugün 150 ülkeye ulaşan ihracat imparatorluğunun temel taşıdır.
Marka büyüdükçe Beykoz’un sınırlarına sığmaz olur. Kırklareli, Mersin ve Eskişehir’de devasa fabrikalar kurulur. 2002 yılında ise hüzünlü bir veda yaşanır; markaya adını veren tarihi Beykoz fabrikası üretime son verir, ancak Paşabahçe ruhu modern tesislerde yaşamaya devam eder.
Sınırları Aşan Türk Markası: 5 Kıta, 150 Ülke
Paşabahçe, bugün sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük cam ev eşyası üreticilerinden biridir. Kırklareli ve Eskişehir’deki devasa tesislerine ek olarak, Bulgaristan, Rusya Federasyonu ve Mısır’daki üretim tesisleriyle çok uluslu bir Türk şirketi kimliği kazanmıştır.
10.000’den fazla ürün çeşidiyle evlerden otellere, restoranlardan endüstriyel mutfaklara kadar geniş bir yelpazeye hitap eden marka, ihracat başarısıyla Türk bayrağını 150’den fazla ülkede dalgalandırmaktadır. Paşabahçe logosunun altındaki Türkiye imzası, New York’tan Tokyo’ya kadar kalitenin referansı kabul edilmektedir.
Hayatı Güzel Yaşamak Felsefesini Tasarlamak
Paşabahçe’yi rakiplerinden ayıran en büyük özellik, üretim gücünü tasarım vizyonuyla birleştirebilmesidir. Hayatı güzel yaşamak felsefesini merkezine alan marka, camın şeffaflığını estetikle buluşturur.
Geleneksel Türk cam işçiliğini (Çeşm-i Bülbül gibi) modern teknolojilerle harmanlayan Paşabahçe, zamansız ürünler yaratır. Fonksiyonelliği zarafetle birleştiren bu tasarımlar, markayı sadece bir mutfak eşyası üreticisi olmaktan çıkarıp, bir yaşam tarzı (Lifestyle) markasına dönüştürmüştür.
Tasarımın Zirvesi: Nude ve Modern Lüks
Paşabahçe’yi rakiplerinden ayıran en büyük özellik, üretim gücünü tasarım vizyonuyla birleştirebilmesidir. 2014 yılında lanse edilen global tasarım markası “Nude”, Ron Arad ve Defne Koz gibi dünyaca ünlü tasarımcılarla iş birliği yaparak Türk camını lüks ve sanat seviyesine taşıdı. “Simple is Beautiful” (Yalın Güzeldir) felsefesiyle üretilen bu parçalar, bugün dünyanın en prestijli otel ve restoranlarında kullanılıyor.
Mağazacılıkta Bir Kültür Elçisi
Markanın perakende yüzü olan Paşabahçe Mağazaları, 49 fiziksel mağazası ve dijital kanallarıyla bir alışveriş noktasından ziyade bir deneyim merkezi gibidir. Yaşam ve butik konseptleriyle kurgulanan bu mağazalar, özel koleksiyonlara ev sahipliği yapar.
Özellikle sınırlı sayıda üretilen “Tarih-Kültür-Cam” koleksiyonları, Anadolu medeniyetlerini, Osmanlı saray estetiğini ve kültürel mirasımızı cam üzerine işleyerek gelecek nesillere aktarır. “Hayat En Güzel Hediye” mottosuyla hareket eden Paşabahçe, 1935’te Beykoz’da yanan o ilk ateşin sıcaklığını, bugün hala milyonlarca evin en özel köşesinde yaşatmaya devam ediyor.









Yanıtla