Bolşevik Devrimi’nin Türkiye’ye Kazandırdığı Marka: Dünyanın En Eski 3. Tıraş Bıçağı “Zaza”

1917'de Gürcistan'dan İstanbul'a gelen Paul Zazadze'nin kurduğu Zaza, Türkiye'nin ilk, dünyanın 3. tıraş bıçağı fabrikası oldu. İşte asırlık markanın hikayesi.

Zaza Ustura

Tarih 1917 de Dünya savaşın ve devrimlerin gölgesindeyken, İstanbul’a okumak için gelen genç bir öğrencinin kaderi, bir imparatorluğun çöküşü ve genç bir Cumhuriyetin yükselişiyle kesişti. Paul Zazadze’nin Gürcistan’dan Tahtakale’ye uzanan yolculuğu, Türkiye’nin ilk, dünyanın ise üçüncü tıraş bıçağı fabrikasının kurulmasıyla sonuçlandı. İşte bir öğrenci bavulundan çıkan ve asırlık bir markaya dönüşen Zaza’nın öyküsü.

Bazı markalar stratejik planlarla, bazıları ise tarihin zorunlu istikametleriyle doğar. Türkiye’nin en köklü markalarından biri olan Zaza’nın hikayesi de tam olarak böyle bir mecburiyetten doğan başarı örneği. 100 yılı aşkın süredir geleneksel tıraş dünyasında varlığını sürdüren Zaza, sadece keskin bir bıçak değil, aynı zamanda azmin ve İstanbul ticaret kültürünün canlı bir tanığıdır.

1917: Dönüşü Olmayan Bilet

Hikaye, Paul Zazadze’nin 1917 yılında memleketi Gürcistan’dan eğitim görmek amacıyla İstanbul’a gelmesiyle başlar. Genç Paul’un planı, eğitimini tamamlayıp ülkesine dönmektir. Ancak tarih, onun için farklı bir senaryo yazmıştır. Rusya’da patlak veren Bolşevik Devrimi, sınırları kapatır ve siyasi iklimi tamamen değiştirir.

Ülkesine dönemeyen ve İstanbul’da mahsur kalan Paul Zazadze için artık tek bir seçenek vardır. Bu şehirde hayatta kalmak. O dönem ticaretin kalbinin attığı Tahtakale’ye giden Zazadze, buradaki Gürcü hemşehrilerinin yanında iş hayatına atılır. Diplomaların yerini ticaret defterleri, okul sıralarının yerini ise Baltacı Han alır.

Dünyanın Üçüncü, Türkiye’nin İlk Traş Bıçağı Üreticisi

Tahtakale’deki küçük dükkanında ticari zekasını konuşturan Paul Zazadze, Almanya’dan tıraş bıçağı, ustura, gaz ocağı ve çakı gibi o dönem için lüks ve ihtiyaç duyulan ürünleri ithal etmeye başlar. Ancak genç Cumhuriyetin yerli üretim vizyonu, Zazadze’yi de etkiler.

Sadece alıp satmakla yetinmeyen Paul Zazadze, 1930’lu yıllarda tarihi bir adım atar. Türkiye’de henüz sanayileşmenin emekleme aşamasında olduğu bir dönemde, Türkiye’nin ilk tıraş bıçağı fabrikasını kurar. Bu tesis, küresel ölçekte de o kadar öncüdür ki, kayıtlara “Dünyanın üçüncü tıraş bıçağı fabrikası” olarak geçer. Artık Türk erkeği, Alman malı değil, yerli üretim Zaza bıçaklarıyla tıraş olmaya başlar.

Küllerinden Doğan Zaza Han

Marka kök salarken, mekan da bu tarihe tanıklık eder. Paul Zazadze, ticaret hayatına başladığı Tahtakale’deki tarihi Baltacı Han’ı satın alır. Ancak bina harap haldedir ve yangın geçirmiştir. Zazadze, bu tarihi yapıyı aslına uygun olarak restore ettirir, yanmadan önceki haline kavuşturur ve adını “Zaza Han” olarak değiştirir. Bugün Tahtakale’nin simge yapılarından biri olan bu han, markanın geçmişine olan saygısının bir sembolüdür.

Üç Kuşaktır Süren Gelenek

Paul Zazadze’nin kurduğu bu miras, bugün hala ailenin elindedir. Zaza Group, tıraş bıçağından kişisel bakım ürünlerine kadar uzanan yelpazesiyle, üçüncü kuşak Zazadze ailesi tarafından yönetilmektedir.

Yüzyıl önce bir zorunlulukla başlayan bu hikaye, bugün Türkiye’nin yaşayan en eski markalarından biri olarak “Yüz Yıllık Markalar” ligindeki yerini koruyor. Zaza, geleneksel tıraş kültürünü modern dünyaya taşıyarak yoluna devam ediyor.

yuzde100yerli.com'un kurucusu, gönüllü yazar, yerli malı hastası, yazılımcı, girişimci. Teknolojiyi ve tabii ki yerli ve milli projeleri takip etmekten büyük keyif alıyorum. Türkiye'de üretilen yeni bir ürün ve yeni bir girişim görmek mutlu ediyor, bu nedenle 2006 yılında yuzde100yerli.com'u yayına alma kararı aldım.