Türk savunma sanayisi, sadece vurucu güçlerde değil, bu gücü cepheye taşıyan lojistik unsurlarda da millileşme hamlesini zirveye taşıyor. Son dönemde Suriye sahasında zırhlı araçlarımızı sırtında taşırken sıkça gördüğümüz ve heybetli yapısıyla dikkat çeken DERMAN 8×8, Türk mühendisliğinin lojistik alandaki gövde gösterisi olarak öne çıkıyor. Koluman Otomotiv tarafından geliştirilen ve SSB öncülüğünde envantere giren bu zırhlı dev, ordunun kesintisiz ikmal yeteneğini en zorlu coğrafyalara taşıyor.
Modern harp sahasında bir tankın veya zırhlı muharebe aracının (ZMA) gücü, ona mühimmat, yakıt ve bakım desteği sağlayan lojistik hattının gücü kadardır. Türkiye, sınır ötesi operasyonlarda ve zorlu terörle mücadele bölgelerinde bu lojistik hattı güvence altına almak için 8×8 Tekerlekli Konteyner Taşıyıcı Araç (DROPS) projesini hayata geçirdi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) liderliğinde yürütülen projede doğan DERMAN, bugün Mehmetçik’in en güvenilir yol arkadaşlarından biri haline geldi.
2015’ten Bugüne: Tarsus’tan Çıkan Milli Güç
DERMAN’ın hikayesi, Koluman Otomotiv’in Tarsus’taki fabrikasında 2015 yılı sonunda başlattığı Ar-Ge çalışmalarıyla filizlendi. Amaç, sadece bir kamyon üretmek değil, NATO standartlarında, balistik korumaya sahip, mayına dayanıklı ve her türlü arazide yol alabilen bir askeri platform yaratmaktı.
2018 yılında ilk prototipleriyle sahneye çıkan DERMAN, 2021 yılında SSB ile imzalanan seri üretim sözleşmesiyle resmiyet kazandı. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün, projenin vizyonunu “Zırhlı muharebe araçları, tank ve mühimmat taşıma, komuta merkezi ile arızalı araç kurtarma” olarak özetlemesi, DERMAN’ın sadece bir nakliye aracı değil, çok yönlü bir destek üssü olduğunu ortaya koyuyor.
Operasyonel Devrim: Sürücü Kabininden Yükleme
DERMAN’ı standart askeri kamyonlardan ayıran en kritik özellik, sahip olduğu LHS (Yükleme Elleçleme Sistemi) veya bilinen adıyla Hooklift teknolojisidir.
Özellikle çatışma bölgelerinde veya düşman tehdidinin yüksek olduğu alanlarda, lojistik personelin araçtan inip yükleme yapması büyük risk oluşturur. DERMAN DROPS 8×8 modeli, üzerindeki kanca sistemi sayesinde, zırhlı kabinden çıkmadan 20 ft’lik bir konteyneri, bir tankı veya mühimmat paletini tek başına sırtına alıp indirebiliyor. İlave vinç veya forklift desteğine ihtiyaç duymayan bu sistem, operasyon hızını artırırken personel güvenliğini maksimize ediyor.
SSB yetkilileri, özellikle güney sınırımızdaki operasyonlarda bu yeteneğin hayati önem taşıdığını vurguluyor. 1CC standartlarındaki komuta merkezi konteynerlerini veya sahra hastanelerini cephenin sıfır noktasına kadar taşıyabilen DERMAN, harekatın sürekliliğini sağlıyor.
Teknik Bakış: Üç Farklı Görev, Tek Güçlü Gövde
Yüzde 70’e varan yerlilik oranıyla üretilen DERMAN ailesi, farklı görev tanımları için özelleştirilmiş üç ana varyantla sahada yer alıyor. Tüm modellerde ortak olan 517 beygirlik motor, 16 ileri tam otomatik şanzıman ve yüzde 60 dik eğim tırmanma kabiliyeti, aracı arazide durdurulamaz kılıyor.

İşte DERMAN ailesinin teknik kırılımı:
DERMAN DROPS 8×8 (Zırhlı Taşıyıcı)
Ailenin en çok bilinen üyesi. Yaklaşık 48 tonluk toplam ağırlığa ulaşabilen araç, 24.5 tonluk faydalı yük taşıma kapasitesine sahip. Zırhlı kabini 1+2 personeli balistik tehditlere karşı korurken, 800 mm su geçiş derinliği ile dereleri zorlanmadan aşıyor.
DERMAN 8×8 Çekici (Tank Taşıyıcı)
Zırhlı araçları ve tankları low-bed (alçak yataklı) dorselerle taşımak için tasarlanan bu varyant, lojistiğin ağır abisi konumunda. 48 tonluk katar ağırlığıyla hareket eden çekici, opsiyonel olarak 1200 mm derinliğindeki sulardan geçebilecek donanıma sahip.
DERMAN 8×8 Kurtarıcı (Recovery)
Savaş sahasında hasar gören veya arızalanan zırhlı araçların kurtarılması için geliştirilen bu model, ailenin en ağır üyesi. 50 tonluk azami ağırlığa ve 120 tonluk çekme kapasitesine sahip. Üzerindeki özel vinç ve kurtarma donanımları, mayına basmış veya devrilmiş bir zırhlıyı güvenli bölgeye çekebiliyor.
Yerli Mühendislik İmzası
DERMAN ile ilgili en çok merak edilen sorulardan biri motorun menşei. Araçta güvenilirliği kanıtlanmış Mercedes-Benz motor altyapısı kullanılsa da, DERMAN bir montaj aracı değil, özgün bir Türk tasarımıdır.
Aracın şasisi, zırhlı kabini (kasa), elektronik kontrol üniteleri, süspansiyon geometrisi ve operasyonel yazılımları tamamen Koluman’ın Türk mühendisleri tarafından geliştirilmiştir. Yüzde 70 yerlilik oranı, aracın kritik alt sistemlerinde dışa bağımlılığın minimuma indirildiğini gösteriyor. Ayrıca araçta bulunan Patlak Gider (Run-Flat) lastik sistemi, Merkezi Lastik Şişirme Sistemi (CTIS) ve KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer) koruma sistemi, modern orduların tüm ihtiyaçlarını karşılıyor.
Her Geçen Gün Envanter Genişliyor
2021 yılında başlayan teslimat süreci hız kesmeden devam ediyor. İlk etapta Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilen 7 aracın ardından, 13 araçlık ikinci parti de envantere girdi. Toplamda 70 adedin üzerinde DERMAN’ın TSK hizmetine girmesi planlanıyor.
Suriye ve Irak sınırındaki zorlu coğrafyada rüştünü ispatlayan DERMAN, zırhlı personel taşıyıcıların (ZPT) ve mühimmatın cepheye en hızlı şekilde sevk edilmesinde kilit rol oynuyor. Koluman’ın Tarsus’taki tesislerinde, sahadan gelen geri bildirimlerle sürekli iyileştirilen DERMAN, Türk savunma sanayisinin sahadaki yükünü hafifletmeye devam ediyor.









Yanıtla