Derin Taarruzda Yeni Dönem: KIZILELMA ve KAAN’nın Akıllı Füzesi SOM-J Hazır

TÜBİTAK SAGE imzalı SOM-J seyir füzesi, canlı harp başlığıyla hedefini tam isabetle vurdu. KIZILELMA ve KAAN savaş uçaklarına entegre edilecek füzenin özellikleri.

Türkiye’nin havadan karaya ve su üstü hedeflerine yönelik stratejik vurucu gücü SOM-J seyir füzesi, harp başlıklı atış testini başarıyla tamamladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın duyurduğu gelişmeye göre, TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen milli füze, canlı harp başlığıyla hedefini tam isabetle vurdu. Düşük görünürlük ve yüksek hassasiyet özellikleriyle öne çıkan sistem, artık envantere girmek için gün sayıyor. Ayrıca bu başarılı test, füzenin Milli Muharip Uçak KAAN ve insansız savaş uçağı KIZILELMA’ya entegrasyon sürecini doğrudan hızlandırıyor.

Zırh Delici Başlık ve Akıllı Hedefleme

Modern hava harekatlarında düşman savunma hatlarını çok güvenli mesafelerden yok etmek büyük önem taşıyor. SOM-J seyir füzesi, tam olarak bu uzaktan vuruş (stand-off) ihtiyacını karşılamak üzere tasarlandı. Yapılan son testte sistem, zırh delici harp başlığının yıkıcı gücünü sahada kanıtladı.

Füzenin öne çıkan mühendislik detayları şu şekilde sıralanıyor:

  • Kızılötesi Görüntülemeli Arayıcı Başlık (IIR): Sistem, hedefini sadece GPS koordinatlarıyla değil, termal (ısı) iziyle de eşleştirerek buluyor. Böylece elektronik karıştırma altında bile görevini başarıyla tamamlıyor.
  • Otomatik Hedef Algılama: Füze, hafızasındaki algoritmalar sayesinde sabit kara tesislerini veya hareketli su üstü hedeflerini otonom olarak tanıyor ve angaje oluyor.
  • Alçaktan Uçuş ve Yüksek Manevra: Araç, fırlatıldıktan sonra yeryüzü şekillerini yalayarak (terrain-following / sea-skimming) uçuyor. Sonuç olarak füze, düşman radarlarının altından sızarak hedefe beklenmedik açılardan saldırıyor.

Neden SOM-J Geliştirildi?

TÜBİTAK SAGE, standart SOM füze ailesini ilk aşamada F-4 ve F-16 uçaklarının kanat altı taşıma kapasitesine göre üretti. Ancak beşinci nesil stealth (görünmez) savaş uçakları, radar izini düşük tutmak için mühimmatlarını kanat altında değil, gövde içi silah istasyonlarında taşımak zorundadır.

Bu nedenle Türk mühendisleri, mevcut SOM füzesini daha kompakt, katlanabilir kanatlı ve gövde içine sığacak bir aerodinamik mimaride yeniden tasarladı. İşte ortaya çıkan bu yeni nesil ve daha sinsi modele SOM-J adı verildi.

Ağ Destekli Harekat ile Anlık Kontrol

SOM-J’yi küresel rakiplerinden ayıran en büyük stratejik özelliklerinden biri, atış sonrası kontrol ve ağ destekli harekat yeteneği. Standart seyir füzeleri uçaktan atıldıktan sonra genellikle rotasını değiştiremez. Fakat SOM-J, havada uçarken bile komuta merkezinden veya havada bulunan diğer dost uçaklardan gelen verilerle yepyeni bir hedefe yönlendirilebiliyor. Neticede bu yetenek, savaş alanındaki anlık değişimlere karşı ordumuza muazzam bir taktik esneklik kazandırıyor.

Görünmez Savaşçıların Kılıcı

Canlı harp başlıklı testin eksiksiz tamamlanması, füzenin kalifikasyon sürecinde artık sona gelindiğini de gösterir nitelikte. Bakan Fatih Kacır’ın da belirttiği gibi, şu an tüm odak KAAN ve KIZILELMA entegrasyonuna çevrilmiş durumda.

Önümüzdeki dönemde bu iki düşük görünürlüklü platform, gövde içlerinde SOM-J füzeleriyle havalanacak. Düşman radarlarına görünmeden yüzlerce kilometre yaklaşan uçaklarımız, yine radara yakalanmayan akıllı füzelerini ateşleyecek. Sonuç itibarıyla Türkiye, derin taarruz konseptinde insanlı ve insansız sistemlerin ortak çalışacağı tam bağımsız, durdurulamaz bir asimetrik güç çarpanı elde edecek.

Haberi Beğendiniz Mi?

Editöre kahve ısmarlayın!