Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türk savunma sanayisinin gelecek vizyonuna dair kritik açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin İHA teknolojisinde dünyanın ilk 4-5 ülkesi arasına girdiğini belirten Özlü, yeni hedefin 4 ton sınıfında ağır silahlı insansız hava araçları üretmek olduğunu duyurdu. Bakan Özlü ayrıca, milli seyir füzesi SOM’un F-35 uçaklarına entegrasyonu için boyutlarının küçültüldüğü bilgisini paylaştı.
Türk savunma sanayisinin yerlileşme hamlesi hız kesmeden devam ediyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, TÜBİTAK’ın savunma sanayisine yönelik yürüttüğü stratejik projeler ve Türkiye’nin İHA ligindeki konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Bakan Özlü’nün açıklamaları, Türkiye’nin taktik sınıftaki başarısını stratejik sınıfa taşıma kararlılığını ve milli mühimmatların uluslararası platformlara entegrasyonunu gözler önüne seriyor.
Hedef Büyüdü: “3,5 – 4 Tonluk SİHA Yapacağız”
Türkiye’nin insansız hava aracı (İHA) tasarımı ve üretimi konusunda katettiği mesafeye dikkat çeken Bakan Özlü, gelinen noktanın dünya standartlarında olduğunu vurguladı. Türkiye’nin bu alanda dünyanın sayılı 4-5 ülkesinden biri haline geldiğini belirten Özlü, hedeflerin artık çok daha büyük olduğunu şu sözlerle ifade etti:
“Mevcut başarılarımızla yetinmiyoruz. Amacımız, 3,5-4 ton kalkış ağırlığı civarında, çok daha fazla faydalı yük taşıyabilen silahlı İHA (SİHA) yapmak. Bu yeni platformları daha güçlü silah sistemleri ve yüksek çözünürlüklü gelişmiş kameralarla donatarak ordumuzun gücüne güç katacağız.”
Bakanın işaret ettiği bu yeni sınıf, Türkiye’nin havada kalış süresi ve mühimmat kapasitesi çok daha yüksek olan “Taarruzi İHA” sınıfına geçiş hazırlığında olduğunun en net sinyali olarak yorumlanıyor.
Milli Füze SOM, F-35’in Gövdesine Giriyor
TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk milli seyir füzesi SOM (Satha Atılan Orta Menzilli Mühimmat) hakkında da bilgi veren Özlü, füzenin başarısını kanıtladığını ve envanterde aktif olarak yer aldığını hatırlattı.
280-300 kilometre menziliyle stratejik bir caydırıcılık sağlayan SOM füzesi için yeni bir dönemin başladığını müjdeleyen Özlü, şu kritik detayı paylaştı:
“SOM son derece başarılı bir ürün. Şu anda TÜBİTAK SAGE, bu füzelerin boyutlarını küçülterek yeni nesil savaş uçağı F-35’lerin gövde içi silah istasyonlarına sığacak hale getirmek için yoğun bir çalışma yürütüyor. Bu yeni versiyonun seri üretimini ise ROKETSAN gerçekleştirecek.”
Bu çalışma, Türk savunma sanayisinin sadece kendi platformlarına değil, F-35 gibi küresel projelere de mühimmat sağlama vizyonunu ortaya koyuyor.
Sığınak Delen Yerli Güç: NEB
Bakan Özlü, terörle mücadelede kritik öneme sahip olan ve yine TÜBİTAK SAGE imzası taşıyan Nüfuz Edici Bomba (NEB) projesine de değindi. Özellikle mağara ve sığınaklara yönelik operasyonlarda kullanılan bu mühimmatın çalışma prensibini anlatan Özlü, “Bu bomba hedefi önce deliyor, içeri giriyor ve ardından patlıyor. Özellikle beton koruganlarda ve mağaralarda, hem sığınağa nüfuz etme hem de içerideki tehdidi imha etme şeklinde tasarlandı. NEB’in üretimi hızla yapılıyor ve envantere girmeye devam ediyor” şeklinde konuştu.
“Aptal Bomba” Devri Bitti: Hassas Güdüm Kitleri
Hava Kuvvetleri’nin vuruş hassasiyetini artıran projelere de değinen Özlü, klasik bombaları akıllı füzeye dönüştüren Hassas Güdüm Kitleri’nin (HGK) de SAGE bünyesinde geliştirildiğini ve ASELSAN tarafından seri üretiminin yapılarak envantere alındığını bildirdi.
Bakan Özlü son olarak, TÜBİTAK’ın savunma sanayisindeki rolünün mayın dedektöründen uydu teknolojilerine kadar çok geniş bir spektrumu kapsadığını belirterek, “Örneğin Göktürk-2 Uydusu halen uzayda görevini başarıyla sürdürüyor ve 2,5 metre çözünürlüğe kadar net görüntüleri bize aktarıyor” dedi.









Türkiye güçlü bir ülke uçağını, arabasını ve daha birçok şeyi kendi yapmalı.