Türk Deniz Kuvvetleri’nin vurucu gücünü yerli ve milli platformlarla modernize etme hedefinde tarihi bir dönemeçteyiz. STM ana yükleniciliğinde yürütülen “Milli Hücumbot Projesi”, Türkiye’nin tarihinde ilk kez tamamen kendi tasarladığı bir hücumbotu inşa etme kabiliyetine ulaşmasını simgeliyor. 39 knot’ı aşan sürati, düşük radar izi ve ağır silah yüküyle Ege ve Doğu Akdeniz’deki dengeleri değiştirecek olan bu platform, 2025 yılında kızağa konan ilk blokla resmen ete kemiğe büründü. İşte Türk Donanması’nın yeni vur-kaç ustasının teknik anatomisi ve proje süreci.
Türkiye, MİLGEM projesiyle kazandığı korvet ve fırkateyn tasarlama kabiliyetini, deniz harbinin en çevik unsurları olan hücumbotlara taşıdı. Yıllarca Alman tasarımları (Doğan, Rüzgar, Yıldız, Kılıç sınıfları) ile görev yapan Türk Deniz Kuvvetleri, artık STM mühendislerinin imzasını taşıyan, Türk harekat konseptine özel geliştirilmiş yüzde 100 milli bir tasarıma kavuşuyor.
Türkiye Tarihinde Bir İlk, Tasarımdan İnşaya Tam Bağımsızlık
Milli Hücumbot Projesi’ni önceki projelerden ayıran en temel fark ise tasarım mülkiyeti. Bu proje ile Türkiye, tarihinde ilk kez başka bir ülkenin lisansına veya dizaynına ihtiyaç duymadan, tamamen STM mühendisleri tarafından geliştirilen özgün bir hücumbot tasarımına sahip oldu.
STM, projenin sadece inşasını değil, tasarım, mühendislik, sistem entegrasyonu ve ana yüklenicilik görevlerinin tamamını üstlenerek, Türkiye’nin suüstü harp teknolojilerindeki bağımsızlık seviyesini bir üst lige taşıdı.
Projenin Kilometre Taşları, 2020’den Kızağa
Milli Hücumbot’un kağıt üzerindeki çizimlerden çelik bir gövdeye dönüşme süreci, stratejik bir takvimle ilerledi:
- 31 Ağustos 2020 (Başlangıç): SSB ile STM arasında imzalanan “Dönem-1 Kontrat Tasarımı” sözleşmesiyle start verildi. Bu süreçte STM, tekne formu optimizasyonu, gemi yapısal analizleri, ana tahrik sistemi seçimi ve silah konfigürasyonu gibi kritik mühendislik çalışmalarını tamamladı.
- 9 Eylül 2024 (İlk Prototip İmzası): Tasarımın olgunlaşmasının ardından 1 adet prototip geminin üretimi için imzalar atıldı.
- 8 Temmuz 2025 (İlk Sac Kesimi): Milli Hücumbot’un inşası fiilen başladı.
- 2025 (Kızağa Koyma): Geminin ilk bloğu kızağa konularak inşa süreci hızlandı. Platformun inşası, STM ana yükleniciliğinde İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde sürdürülüyor.
Milli Hücumbot’un Teknik Özellikleri: Görünmez ve Sprinter
Milli Hücumbot, sadece hızlı giden bir tekne değil. Üzerinde taşıdığı sensör ve silah yüküyle yüzen bir kale gibi tasarlandı. Platformun teknik özellikleri sürpriz etkisi yaratmak üzerine kurgulandı:
- Sürat ve Tahrik: Gemi, 4 adet dizel makine ve 4 adet yönlendirilebilir su jeti kombinasyonuyla çalışıyor. Pervane yerine su jeti kullanılması, gemiye 39+ knot (yaklaşık 72 km/s) gibi yüksek bir sürat ve sığ sularda inanılmaz bir manevra kabiliyeti kazandırıyor.
- Düşük Radar İzi (Stealth): Geminin gövde formu, Düşük Radar Kesit Alanı (RKA) prensibiyle tasarlandı. Bu özellik, geminin düşman radarlarında tespitini zorlaştırarak, adalar denizinde gizlenme ve pusu yeteneğini artırıyor.
- Kompakt Mürettebat: Yüksek otomasyon seviyesi sayesinde gemi, sadece 36 kişilik bir personelle tüm savaş fonksiyonlarını yerine getirebiliyor.
Milli Hücumbot’un Silah Sistemleri
700 tonluk deplasmana sahip olmasına rağmen Milli Hücumbot, boyutundan beklenmeyecek bir ateş gücüne sahip. Geminin silah konfigürasyonu şu sistemlerden oluşuyor:
- 76 mm Baş Top: Hızlı ve etkili vuruş için.
- Satıhtan Satıha Güdümlü Mermi (SSM): Uzun menzilli deniz hedeflerini imha etmek için (Muhtemelen ATMACA veya ÇAKIR).
- Yakın Hava Savunma Sistemi (PDMS): Güdümlü mermi yeteneğiyle gemiyi hava tehditlerine karşı koruyacak.
- 12,7 mm UKSS: Asimetrik tehditlere karşı uzaktan komutalı makineli tüfek.
- Chaff/Dekoy Sistemi: Güdümlü mermileri şaşırtmak için aldatıcı sistemler.
Vur-Kaç ve Deniz Kontrolü
Milli Hücumbot, Türk Deniz Kuvvetleri’nin Mavi Vatan doktrininde çok yönlü görevler üstlenecek:
- Vur-Kaç Taarruzu: Yüksek süratiyle düşman unsurlarına ani baskınlar düzenleyip hızla bölgeden uzaklaşmak.
- Sığ Sular ve Kıyı Savunması: Su jetleri sayesinde büyük gemilerin giremediği sığ sularda ve adalar arasında harekat icra etmek.
- Koordineli Taarruz: Fırkateynler ve helikopterlerle veri bağı üzerinden koordineli bir şekilde düşmana taarruz etmek.
- Deniz Kontrolü: Kritik deniz ulaştırma hatlarında keşif, karakol ve denetim sağlamak.
Milli Hücumbot, tamamlandığında Türk Donanması’nın en genç, en hızlı ve en yerli avcısı olarak Ege ve Akdeniz’deki caydırıcılığı bir üst seviyeye taşıyacak.









Yanıtla