Mavi Vatan’ın Yakın Savunucusu GÖKDENİZ, TCG İSTANBUL’dan Hedefi 12’den Vurdu: Sea-Skimming Tehditlerine Karşı Tam Otonom Koruma

ASELSAN GÖKDENİZ, TCG İSTANBUL üzerinde yapılan atışlı testlerde anti-gemi füzelerini simüle eden hedefleri başarıyla vurdu.

Türk Donanması’nın hava savunma kabiliyetinde kritik bir eşik daha aşıldı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayisi Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, yerli imkanlarla geliştirilen ASELSAN GÖKDENİZ Yakın Hava Savunma Sistemi’nin (CIWS), TCG İSTANBUL fırkateyni üzerindeki atışlı testleri başarıyla tamamladığını duyurdu. Sistem, özellikle denize çok yakın uçan “sea-skimming” füzelerine karşı sergilediği performansla gemilerin “son savunma hattı”nı güvence altına aldı.

Modern deniz savaşlarında gemilerin en büyük kabusu, ufuk hattının hemen üzerinden gelen ve radarlar tarafından tespit edilmesi zor olan anti-gemi füzeleridir. Yıllardır ABD üretimi Phalanx sistemleriyle sağlanan bu yakın koruma kalkanı, artık yerini ASELSAN mühendisliğinin ürünü olan GÖKDENİZ‘e bırakıyor. Haluk Görgün’ün paylaştığı bilgilere göre, Türkiye’nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL’a entegre edilen GÖKDENİZ, gerçekleştirilen zorlu atış testinde hedefi tam isabetle imha ederek rüştünü ispatladı.

Bu test, sadece bir silah sisteminin başarısını değil, Türkiye’nin gemi üzerindeki sensörden vurucu güce kadar tüm zinciri yerlileştirdiğini gösteren stratejik bir mesaj taşıyor.

ATOM Mühimmatı ile Çelikten Duvar Örmek

GÖKDENİZ sistemini rakiplerinden ayıran en önemli özellik, namlusundan çıkan mühimmatın teknolojisinde yatıyor. Standart mermiler yerine ASELSAN tarafından geliştirilen 35 mm ATOM Parçacıklı Mühimmat kullanan sistem, hedefin üzerine adeta bir şarapnel bulutu örüyor.

Korkut Atom Mühimmatı
Korkut HSS Atom Mühimmatı
  • Akıllı Mühimmat Teknolojisi: Namludan çıkarken programlanan ATOM mühimmatı, hedefin tam önünde patlayarak binlerce tungsten parçacığı saçıyor. Bu sayede ses hızına yakın uçan bir füzeyi “doğrudan vurmak” (hit-to-kill) zorunda kalmadan, oluşturduğu parçacık bulutuyla imha edebiliyor.
  • Sea-Skimming Yeteneği: Haluk Görgün’ün özellikle vurguladığı “sea-skimming” senaryosu, füzelerin su yüzeyine 3-5 metre yükseklikte uçarak gemiye yaklaşmasını ifade eder. GÖKDENİZ, üzerindeki hassas radar ve elektro-optik sensörlerle, dalga yansımalarına (clutter) rağmen bu hedefleri tespit edip otonom olarak angaje olabiliyor.
  • Tam Otonom Kabiliyet: Saldırı anında insan reaksiyon süresi yetersiz kalabilir. GÖKDENİZ, tehdidi algıladığı anda tespit, teşhis, takip ve imha sürecini insan müdahalesi olmadan saniyeler içinde yönetebiliyor.

3 Ülkeye İhracat ve TCG İSTANBUL Entegrasyonu

GÖKDENİZ’in başarısı sadece laboratuvar veya test sahasıyla sınırlı kalmadı. Sistem, henüz Türk Donanması’nda yaygınlaşmadan uluslararası arenada güven kazandı.

Başkan Görgün’ün açıklamasına göre sistem şu anda 3 farklı ülkenin envanterinde yer alıyor. Bu durum, Türk savunma sanayisinin sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, kritik alt sistemlerde de küresel bir oyuncu haline geldiğini kanıtlıyor.

TCG İSTANBUL entegrasyonu ise “Milli Gemi” projesinin tamamlayıcı bir parçası. Geminin Savaş Yönetim Sistemi (ADVENT) ile tam uyumlu çalışan GÖKDENİZ, geminin diğer sensörlerinden gelen verileri de kullanarak çok katmanlı bir savunma mimarisi oluşturuyor.

Yabancı Sistemlere Bağımlılık Bitiyor

Uzun yıllar ABD yapımı Phalanx (20mm) sistemlerini kullanan Türk Deniz Kuvvetleri, GÖKDENİZ (35mm) ile hem menzil hem de tahrip gücü açısından daha üstün bir sisteme kavuşmuş oldu. GÖKDENİZ, TCG İSTANBUL’dan sonra inşa edilecek tüm yeni platformlarda (TF-2000 Hava Savunma Muhribi, yeni tip Açık Deniz Karakol Gemileri vb.) standart donanım olarak yerini alacak.

Bu gelişme, olası ambargolara karşı Donanma’nın elini güçlendirirken, Mavi Vatan’daki caydırıcılığı teknolojik üstünlükle perçinliyor.

yuzde100yerli.com'un kurucusu, gönüllü yazar, yerli malı hastası, yazılımcı, girişimci. Teknolojiyi ve tabii ki yerli ve milli projeleri takip etmekten büyük keyif alıyorum. Türkiye'de üretilen yeni bir ürün ve yeni bir girişim görmek mutlu ediyor, bu nedenle 2006 yılında yuzde100yerli.com'u yayına alma kararı aldım.