Hikaye, Ege’nin karşı kıyısında, Midilli Adası’nın zeytin ağaçlarıyla kaplı topraklarında başladı. 1878 yılında Komi’li Hasan’ın taş değirmeninde süzülen ilk damla, bugün Türkiye’nin mutfak kültürünün başköşesine yerleşen dev bir markaya dönüştü. İmparatorluktan Cumhuriyete, adadan anakaraya taşınan, mübadele’nin hüznünü lezzete dönüştüren Komili’nin 150 yıla yaklaşan öyküsü.
Zeytin, Ege insanı için sadece bir kahvaltılık değil, bir yaşam biçimidir. Bu kadim kültürün sanayileşmiş en köklü temsilcisi olan Komili, bir ailenin geçim kaynağı olarak başladığı yolculuğunu, bugün Türkiye’nin zeytinyağı denince akla gelen ilk ismi (generic name) olarak sürdürüyor. Savaşların ayırdığı kıyıları, lezzetle birleştiren bir göç hikayesi bu.
1878: Komi Köyü’nden Doğan İsim
Osmanlı İmparatorluğu’nun Ege’deki incisi Midilli Adası. Yıl 1878. Ada o dönemde Osmanlı toprağıdır ve zeytincilik adanın kalbidir. Adanın “Komi” bölgesinde yaşayan Hasan Efendi, geçimini zeytinyağı ve sabun üreterek sağlamaktadır.
Hasan Efendi, ürettiği yağın kalitesine o kadar güvenmektedir ki, Osmanlı sarayına kadar ürün gönderdiği rivayet edilir. Aile, lakabını yaşadıkları bu köyden alır: Komi’li. İşte bugün market raflarında gördüğümüz o yeşil şişenin üzerindeki ismin kökeni, Hasan Efendi’nin köyüne olan bu aidiyetinden gelir.
Mübadele: Köklerin Yer Değiştirmesi
Tarih 1923’ü gösterdiğinde, Ege’nin iki yakasında büyük bir hüzün ve hareketlilik vardır. Lozan Antlaşması ile karara bağlanan “Mübadele” (Nüfus Değişimi), Komili ailesi için de bir dönüm noktası olur. Atalarının topraklarını, evlerini ve kurulu düzenlerini geride bırakmak zorunda kalırlar.
Ancak Komili ailesi, Midilli’den ayrılırken yanlarında sadece eşyalarını değil, asırlık zeytinyağı ustalığını da getirir. Ailenin yeni vatanı, Ege’nin karşı kıyısında, zeytinin başkenti Ayvalık olur.
Cunda ve Ayvalık’ta Yeniden Doğuş
Ayvalık’a yerleşen aile, bildikleri en iyi işi yapmaya devam eder. Midilli’deki tecrübe, Ayvalık’ın bereketli zeytinleriyle birleşince ortaya eşsiz bir kalite çıkar. Cumhuriyetin ilk yıllarıdır ve Türkiye’nin yerli sanayisi kurulmaktadır. Komili ailesi, bu yeni dönemde modern üretime geçerek markalaşma sürecini hızlandırır.
Marka, nesiller boyu Halis Zeytinyağı’nın garantisi olur. “Kuşaklar boyu, yemeklerinizin suyu” sloganıyla hafızalara kazınan Komili, Türk mutfağında zeytinyağını bir lüks olmaktan çıkarıp, sofraların vazgeçilmezi haline getiren öncülerden biridir.
Bir İsim, İki Farklı Rota: Komili Bugün Kimin?
Asırlık bir çınar olan Komili markası, yıllar içinde büyüyerek farklı sektörlerde uzmanlaştı ve günümüzde iki ana kolda, farklı kurumsal çatılar altında yaşamaya devam ediyor.
Zeytinyağının Efendisi: Küresel Güç
Sofraların vazgeçilmezi olan “Komili Zeytinyağı”, Türkiye’nin en büyük zeytinyağı ihracatçısı ve üreticisi konumundaki Ana Gıda bünyesinde faaliyet gösteriyor. Ana Gıda, 2017 yılından bu yana dünya gıda devi Bunge bünyesinde yer alıyor. Üretim yine bu topraklarda, Ayvalık kültürüne sadık kalınarak yapılıyor ancak sermaye yapısı küresel bir oyuncuya ait.
Kişisel Bakımın Yerlisi: Yuvaya Dönüş
Markanın şampuan, ıslak mendil ve bebek ürünlerini kapsayan “Komili Kişisel Bakım” kanadında ise 2025 yılında heyecan verici bir yerlileşme hamlesi yaşandı. Daha önce Japon sermayeli Daio Paper bünyesinde olan bu ürün grubu, 2025 yılında Türkiye’nin köklü sanayi kuruluşu Evyap tarafından devralındı.
Böylece Hasan Efendi’nin 1878’de yaktığı meşale; bir koluyla küresel pazarlarda Türkiye’nin zeytinyağını temsil ederken, diğer koluyla (Kişisel Bakım) tekrar %100 yerli sermayeli bir yapıda, Evyap güvencesiyle Türk tüketicisine hizmet etmeye devam ediyor.









@Algi ve @yüzbaşı Lütfen bu tarz yorumlar için kaynak belirtiniz.
komili Türk malı değil DİR. Hacı şakir ile beraber yabancı bir firmaya satıldı. Bu bilgi kesin net tir.
Bildiğim kadarıyla Komili Unilever’e satılmıştı. Daha sonra Anadolu grubuna satılması gündemdeydi ama sonra ne oldu bilmiyorum.