Enerji sektörünün devleri rüzgar türbinleri, dışarıdan bakıldığında kusursuz görünse de içlerinde zorlu ve tehlikeli bir denetim süreci barındırıyor. İTÜ Çekirdek girişimlerinden Onna Robotics, geliştirdiği “Maça” isimli otonom mobil robot ile bakım ekiplerini riske atmadan bu görevi yerine getiriyor. Maça, karanlık kanat tünellerinde yüzde 90’ın üzerinde kapsama alanıyla denetim yapıyor. 4,5 saatlik manuel süreci 1,5 saate indiren bu yerli teknoloji, kanat içi bakımında insan hatasını ortadan kaldırıyor.
Türkiye, yenilenebilir enerji kurulu gücünü artırırken, bu devasa tesislerin sürdürülebilirliği için gereken teknolojileri de millileştiriyor. Özellikle rüzgar enerjisi santrallerinde (RES) en kritik ve en riskli operasyonlardan biri olan kanat içi denetim, Türk mühendisliğinin geliştirdiği otonom sistemle çağ atlıyor. Derin teknoloji girişimi Onna Robotics, geliştirdiği yapay zeka destekli otonom mobil robot (AMR) ve yazılım platformuyla, sektörün kanayan yarası olan verimsizlik ve iş güvenliği risklerine yüksek teknoloji çözüm sunuyor.
Kanat İçi: 100 Metre Yüksekte Karanlık Bir Tünel
Rüzgar türbinlerinin kanatları, kompozit malzemeden üretilen hassas yapılardır. Çatlak, ayrışma veya üretim hatası kaynaklı en ufak bir sorun, zamanla türbinin dengesini bozarak yüksek maaliyetli hasarlara yol açabilir. Bu nedenle bakım ekipleri, yıl içinde defalarca bu dar, havasız ve karanlık tünellere girmek zorundadır.
Ancak insanlı denetleme yöntemi, beraberinde ciddi kısıtlamalar ve günelik riskleri getiriyor. Teknisyenlerin fiziksel sınırları nedeniyle kanat içinin sadece yüzde 40’ı kontrol edilebiliyor. Ayrıca yüksek irtifa, kapalı alan fobisi ve kompozit tozları, iş güvenliği açısından büyük risk oluşturuyor. Onna Robotics’in paylaştığı verilere göre, manuel denetimlerdeki insan hatası oranı yüzde 30 seviyelerinde. Bu da bakım yapılmasına rağmen gözden kaçan bir somun parçasının bile ileride büyük hasarlara neden olabileceği anlamına geliyor.
Yerli Robot “Maça” Nasıl Çalışıyor?
Onna Robotics, bu sorunu çözmek için ofisteki kedilerinden esinlenerek “Maça” adını verdikleri 4×4 çekiş gücüne sahip bir robot geliştirdi. Ancak Maça’yı özel kılan tekerlekleri değil, üzerindeki sensör paketi ve otonom navigasyon yeteneği.
- SLAM ile Karanlıkta Yön Bulma: Kanat içleri GPS sinyalinin olmadığı kapalı kutulardır. Maça, Lidar ve Derinlik Kameraları kullanarak SLAM (Eş Zamanlı Konumlandırma ve Haritalama) teknolojisiyle kendi yolunu tayin ediyor.
- Milimetrik Hassasiyet: Robot, yüzeydeki anomalileri insan gözünün yakalayamayacağı milimetrik hassasiyetle tarıyor ve dijital ortama aktarıyor.
Google Street View Benzeri Kanat İçi Gezinti
Onna Robotics, donanım gücünü “OnnaWind Portal” adını verdiği SaaS (Hizmet Olarak Yazılım) platformuyla birleştiriyor. Robotun topladığı veriler, yapay zeka algoritmalarıyla işlenerek anomali tespiti yapılıyor.
Sistemin en çarpıcı özelliği ise sunduğu görselleştirme yeteneği. Bakım ekipleri, türbinin başına gitmeden, portal üzerinden kanadın üç boyutlu haritası içinde “Google Street View” benzeri bir deneyimle gezebiliyor. Bu sayede hasarlı bölgeler nokta atışı tespit edilip, bakım süreçleri tahmine değil veriye dayalı hale getiriliyor. Bu yöntem, kanatların dijital ikizini (Digital Twin) oluşturarak santralin ömür boyu sağlık karnesini tutmayı mümkün kılıyor.
Sahadaki Sayısal Kanıtlar: %66 Zaman Tasarrufu
Onna Robotics’in paylaştığı veriler, otonom sistemin geleneksel yöntemlere karşı ezici üstünlüğünü ortaya koyuyor:
- Süre: Bir türbinin incelemesi 4.5 saatten 1.5 saate iniyor.
- Kapsama Alanı: İnsanın giremediği noktalara ulaşan robot, kanat içini yüzde 90 oranında tarıyor.
- Doğruluk: Yapay zeka analizi sayesinde tespit doğruluğu yüzde 95 seviyesine çıkıyor.
- Ekonomi: Erken tespit edilen hasarlar sayesinde, türbin başına 280.000 Euro’ya varan tasarruf potansiyeli sağlanıyor.
2026 Hedefi: 750 Kanat ve Avrupa Pazarı
2021 yılında kurulan ve KOSGEB Ar-Ge/Ür-Ge desteğiyle prototipini geliştiren girişim, ticarileşme sürecinde hızlı adımlar atıyor. 2025 hedefini aşarak 150 kanat taraması gerçekleştiren Onna Robotics, 2026 yılı için hedefini 750 kanat olarak belirledi. Bu rakam, girişimin artık prototip denemesi aşamasından çıkıp filo operasyonu yürüten bir teknoloji şirketine dönüştüğünü gösteriyor.
Hibrit İş Modeli: Gelir modelini RaaS (Robot as a Service – Robot Kiralama) ve SaaS (Yazılım Aboneliği) olarak kurgulayan firma, müşterilerine yüksek yatırım maliyeti çıkarmadan hizmet sunuyor.
Münih Teknik Üniversitesi ile iş birliği yapan ve hedef pazar olarak Almanya, Birleşik Krallık ve Orta Doğu’yu belirleyen Onna Robotics, 2024/004408 numaralı ulusal patent başvurusuyla teknolojisini koruma altına aldı. Yerli girişim, rüzgar enerjisinin görünmeyen yüzünü aydınlatarak, Türkiye’den dünyaya derin teknoloji ihraç etmeye hazırlanıyor.
Sadece Rüzgar Değil: Sudan Havaya Genişleyen Bir Robotik Ekosistem
Onna Robotics, kendini sadece rüzgar enerjisi sektörüne çözüm üreten dikey bir girişim olarak değil, çok yönlü bir teknoloji şirketi olarak konumlandırıyor. Maça, şirketin geliştirdiği geniş robot ailesinin sahneye çıkan üyelerinden sadece biri.
Şirketin Ar-Ge mutfağında, su altı, kara ve hava ortamlarında zorlu görevleri icra edebilen farklı robotik platformlar da bulunuyor. Özellikle savunma sanayisi gibi hata kabul etmeyen sektörlere yönelik projeler de geliştiren ekip, sahip oldukları otonomi, navigasyon ve yapay zeka altyapısını farklı platformlara entegre etme yeteneğine sahip. Bu vizyon, Onna Robotics’i tek ürünlü bir girişim olmaktan çıkarıp, endüstriyel ve askeri robotik alanında Türkiye’nin potansiyel robotik çözüm ortağı haline getiriyor.









Yanıtla