Türk savunma sanayisi, SİHA’lardaki başarısını nano teknolojiyle birleştiriyor. Uludoğan Savunma tarafından geliştirilen nano insansız helikopter “NanoAlp”, sessizliğini baykuşlardan, zekasını ise yerli algoritmalardan alıyor. 35 dakikanın üzerinde havada kalabilen ve GPS olmayan mağara/bina içlerinde dahi tam otonom görev yapabilen NanoAlp, Özel Kuvvetler ve Emniyet birimlerinin sahadaki yeni oyun kurucusu olmaya hazırlanıyor.
Savunma sanayisinde “büyük” platformların devri sürerken, “görünmeden gören” mikro sistemlerin çağı başlıyor. Uludoğan Savunma tarafından geliştirilen NanoAlp, Türkiye’nin nano sınıfındaki en iddialı projesi olarak vitrine çıktı. Uludoğan Savunma üretimi nana helikopter, özellikle “sessizlik” ve “kapalı alan yeteneği” ile rakiplerine fark atıyor.
Baykuş Sessizliği: 70 Desibelden 50 Desibele
NanoAlp’i rakiplerinden ayıran en kritik inovasyon, pervane (pal) tasarımında gizli. Uludoğan Savunma, helikopterin pallerini tasarlarken doğanın en sessiz avcısı olan baykuşların kanat yapısından esinlendildiğini açıkladı.
- Helikopter Mimarisi Avantajı: Standart dronların (multicopter) aksine tek rotorlu helikopter mekaniği, daha düşük devirde dönerek daha yüksek kaldırma kuvveti sağlıyor. Bu fiziksel avantaj, motor sesini doğal olarak azaltıyor.
- Sessiz Pal Tasarımı: Baykuş kanadı formundaki özel tasarım sayesinde ses seviyesinde %17’lik (lineer algıda ciddi bir düşüş) bir azalma sağlandı. Sesin 70 desibelden 50 desibel seviyesine (ortalama bir oda gürültüsü) düşmesi, aracın 3-4 metre tepeden uçarken dahi aşağıdaki hedefler tarafından duyulmamasını sağlıyor. Bu, gizli operasyonlar için hayati bir yetenek.
Teknik Özelliklerde Sınıf Atladı: 35+ Dakika ve 3.5 Km Menzil
Nano sınıfı araçlarda en büyük kısıt batarya ömrüdür. Ancak NanoAlp, optimize edilmiş gövde yapısı ve enerji verimliliği sayesinde bu sınırları zorluyor.

- Uçuş Süresi: Araç, 35 dakikanın üzerinde havada kalarak operasyonel devamlılık sağlıyor. (Rakiplerde bu süre genellikle 20-25 dk bandındadır).
- Menzil: 3.5 kilometre gibi nano sınıf için oldukça iddialı bir menzile görüntü aktarımı yapabiliyor.
- Gece/Gündüz Operasyonu: Üzerindeki yüksek çözünürlüklü sensörler ve termal/gece görüş yetenekleriyle 7/24 istihbarat sağlıyor.
GPS Yoksa “Sensör Füzyonu” Var
NanoAlp’in en stratejik kullanım alanı; GPS sinyallerinin ulaşamadığı bina içleri, mağaralar, tüneller veya GPS köreltmesi (Jamming) yapılan sahalar.
Uludoğan, sistemin bu ortamlarda “Sensör Füzyonu” teknolojisiyle yolunu bulduğunu belirtiyor. Araç, üzerindeki sensörlerden gelen verileri işleyerek çevresini haritalıyor ve GPS’e ihtiyaç duymadan, tam otonom olarak uçabiliyor. Bu özellik, Bordo Bereliler veya Polis Özel Harekat’ın (PÖH) meskun mahal ve mağara operasyonlarında, içeriye girmeden tehdidi tespit etmesini sağlıyor.
Neden Nano Helikopter?
Ultra hafif gövde yapısına sahip olan NanoAlp, tek rotorlu yapısı sayesinde rüzgarlı havalarda çoklu pervaneli dronlara göre daha stabil bir uçuş karakteristiği sergiliyor. Kapalı ve dar alanlarda yüksek manevra kabiliyeti sunan sistem, operatörün üzerindeki uçuş yükünü alarak, askerin sadece ekrandaki görüntüye ve taktik duruma odaklanmasına imkan tanıyor.
Black Hornet’e Yerli Rakip Niş Bir Yetenek Kazanımı
Uludoğan’ın ortaya koyduğu bu teknik veriler, sistemin dünyaca ünlü Black Hornet ile rekabet edebilecek, hatta maliyet-etkinlik açısından öne geçebilecek bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Dünya genelinde bu seviyede teknoloji entegrasyonuna sahip nano helikopter sayısı son derece sınırlıdır. Sensörler, uçuş kontrol sistemleri ve yapay zeka bileşenlerini 33 gramlık dengeli bir mimaride birleştiren NanoAlp, Türkiye’nin bu niş alandaki teknolojik olgunluğunu kanıtlıyor.









Yanıtla