İspanya’dan Çarpıcı KAAN Analizi: Havacılık Masasının Sürpriz Atı ve F-22’nin Doğal Rakibi

İspanyol savunma basını KAAN'ı "Havacılık Masasının Sürpriz Atı" olarak tanımladı. Analizde KAAN'ın F-35'ten ziyade F-22 sınıfında bir avcı olduğu vurgulandı.

KAAN Yeni Prototip P1

Avrupa savunma basını, Türk havacılık sanayisinin amiral gemisi KAAN’ı mercek altına aldı. İspanyol savunma analiz platformu Defensa y Seguridad, yayımladığı “KAAN: Türk Tutkusu ya da Havacılık Masasının Yeni Sürpriz Atı” başlıklı kapsamlı dosyada, Türkiye’nin 5. nesil savaş uçağı projesini beklenmedik bir zafer olarak nitelendirdi. Makalede KAAN, F-35’ten ziyade Amerikan F-22 Raptor ile aynı siklette, hava hakimiyeti için tasarlanmış bir güç çarpanı olarak tanımlandı.

Milli Muharip Uçak KAAN’ın ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirmesi ve prototip sürecindeki hızı, dünya basınında yankı bulmaya devam ediyor. Son olarak İspanyol Defensa y Seguridad, KAAN projesini teknik, endüstriyel ve jeopolitik açılardan inceleyen dikkat çekici bir analiz yayımladı. Yazıda kullanılan “Caballo Negro” (Dark Horse / Sürpriz At) metaforu, Türkiye’nin havacılık ligindeki konumunu en iyi özetleyen ifade oldu.

Yarışın Sürpriz Atı: Kara At Metaforu

Makalenin başlığında kullanılan Kara At terimi, yarışçılık ve siyasette, kimsenin şans tanımadığı, arka planda kalan ancak yarışın sonunda favorileri geride bırakarak sürpriz bir şekilde kazanan yarışçıları tanımlamak için kullanılır.

İspanyol analistler, ABD, Rusya ve Çin gibi devlerin domine ettiği 5. nesil savaş uçağı masasında, Türkiye’nin KAAN ile bir Kara At gibi sahneye çıktığını vurguluyor. Analize göre Türkiye, F-35 programından çıkarılmasının ardından herkesin havacılık hayalleri bitti diye düşündüğü bir anda, kendi özgün tasarımıyla masaya en güçlü kartını sürdü.

KAAN F-35’in Değil, F-22’nin Sınıfında

Analizin en dikkat çeken teknik kısmı, KAAN’ın sınıflandırılmasıyla ilgili. Batı medyasında sıkça yapılan Türk F-35’i benzetmesinin aksine, İspanyol uzmanlar KAAN’ın boyutlarına ve görev tanımına dikkat çekerek şu tespitte bulunuyor:

“KAAN, boyutları ve çift motorlu yapısıyla F-35’ten çok daha büyük ve heybetli. Tasarım felsefesi ve üstlendiği ‘Hava Üstünlüğü’ (Air Dominance) rolüyle, o daha çok Amerikan Hava Kuvvetleri’nin en seçkin uçağı F-22 Raptor ile aynı ligde oynuyor.”

Bu tespit, KAAN’ın sadece bir bombardıman platformu değil, havada düşman uçaklarını avlayacak ve hava sahasını domine edecek bir AVCI olduğunu uluslararası kamuoyuna anlatması bakımından büyük önem taşıyor.

F-35 Ambargosu İyiliğe Dönüştü

Makalede, Türkiye’nin S-400 alımı sonrası F-35 programından çıkarılmasının, Türk savunma sanayisi için bir yıkım değil, aksine bir katalizör etkisi yarattığı savunuluyor.

Yazara göre, TUSAŞ’ın (TAI) sahip olduğu devasa mühendislik altyapısı ve üretim yeteneği, bu kriz anını fırsata çevirdi. Türkiye’nin kendi uçağını yapma zorunluluğu, KAAN projesinin takvimini hızlandırdı ve ortaya F-35’e bağımlı bir ülke yerine, kendi teknolojisini üreten bir oyun kurucu çıktı.

Sadece Bir Uçak Değil, Jeopolitik Bir Mesaj

Defensa y Seguridad, KAAN’ı sadece metal ve kompozitten oluşan bir makine olarak değil, Türkiye’nin bölgesel güç olma iddiasının somutlaşmış hali olarak yorumluyor.

Analizde, “KAAN, Türk tutkusunun ve stratejik bağımsızlık arzusunun gökyüzündeki yansımasıdır” ifadelerine yer verilirken, bu projenin tamamlanmasıyla Türkiye’nin sadece kendi hava sahasını korumakla kalmayıp, küresel silah pazarında ABD ve Rusya’ya alternatif arayan ülkeler için de yeni bir kapı yani sürpriz at olacağı öngörülüyor.

Haberi Beğendiniz Mi?

Editöre kahve ısmarlayın!

Editöre Bir Kahve Ismarla