Milli Muharip Uçak KAAN, sadece gökyüzündeki yetenekleriyle değil, üretim hattındaki dijital montaj devrimiyle de 5. nesil standartları yeniden belirliyor. TUSAŞ’ın yayın organı Gökvatan’da detayları paylaşılan Otomatik Konumlandırma ve Hizalama Fikstürü (APAJ), uçağın radar görünmezliği (Stealth) için hayati olan mikron düzeyindeki yüzey hassasiyetini insan hatasından arındırıyor.
Birinci nesil bir savaş uçağı üretmek, sadece aerodinamik bir gövde tasarlamak değildir. O gövdeyi oluşturan binlerce parçayı milimetrenin onda biri hassasiyetle birleştirebilme sanatıdır. TUSAŞ, KAAN projesinde klasik üretim yöntemlerini rafa kaldırarak Dijital Montaj çağını başlattı. Sistemin kalbinde ise APAJ (Automated Positioning and Alignment Jig) adı verilen, Türkiye’nin havacılık tarihinde ilk kez kullanılan otonom bir montaj teknolojisi yer alıyor.
APAJ Nedir? Akıllı Kalıp Teknolojisi
Geleneksel uçak üretiminde parçalar sabit kalıplara (fikstürlere) yerleştirilir ve operatörler tarafından hizalanırdı. Ancak KAAN gibi hibrit malzemelerin kullanıldığı ve geometrik hassasiyetin görünmezlik için kritik olduğu projelerde bu yöntem yetersiz kalıyor.
APAJ, işte bu noktada devreye giriyor. Sistem, çok eksenli servo motorlar, lazer takip sensörleri (Laser Tracker) ve kapalı çevrim kontrol algoritmalarından oluşuyor. Parçayı tutuyor, CAD (Bilgisayar Destekli Tasarım) verisiyle anlık karşılaştırıyor ve +/- 0.1 milimetre (milimetrenin onda biri) hassasiyetle otomatik olarak yerine yerleştiriyor.
Neden Çok Önemli? Radar Görünmezliği ve Montaj
KAAN’ın en büyük özelliği olan Düşük Radar Kesit Alanı (RCS), uçağın yüzeyinin pürüzsüz ve parçaların birleşim noktalarının kusursuz olmasını gerektiriyor. Montajda yapılacak mikronluk bir kayma, uçağın radar kesit alanının artmasına neden olabilir.
TUSAŞ’ın paylaştığı bilgilere göre APAJ sistemi:
- Mikron Bandında Hizalama: Parça konumlandırma hatalarını karekök ortalama (RMS) yöntemiyle analiz ederek mikron seviyesinde doğruluk sağlıyor.
- İnsan Hatasına Son: Operatör inisiyatifini devre dışı bırakarak montaj farklılıklarını ortadan kaldırıyor. Bu sayede her KAAN, bir öncekiyle birebir aynı standartlarda üretiliyor.
Prototipten Seri Üretime: Dijital İkiz Entegrasyonu
APAJ sistemi, KAAN’ın geliştirme sürecine de büyük hız katıyor. Geleneksel yöntemde uçağın tasarımında yapılan her değişiklik için yeni bir kalıp (fikstür) üretilmesini gerektirir ve bu zaman alırdı. Ancak APAJ’ın ayarlanabilir esnek yapısı sayesinde, tasarım revizyonları dijital ortamda sisteme yükleniyor ve robotlar yeni tasarıma anında adapte oluyor.
Sistem aynı zamanda Endüstri 4.0 vizyonunun bir parçası olarak Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi (PLM) ve Üretim Yürütme Sistemleri (MES) ile entegre çalışıyor. Montaj sırasında üretilen veriler, uçağın dijital ikizine aktarılarak kalite kontrol süreçleri dijitalleştiriliyor.
Stratejik Avantaj
Gökvatan dergisindeki makalede vurgulandığı üzere, APAJ sistemi, Türk havacılık tarihinde özgün projelerin montaj hattında devreye alınan ilk otomasyon sistemi olarak adını yazdırmış durumda. Bu teknoloji, TUSAŞ’ın sadece uçak tasarlayan değil, o uçağı dünyanın en ileri teknikleriyle üretebilen bir teknoloji üssüne dönüştüğünü de kanıtlıyor.









Yanıtla