Türk savunma ve havacılık sanayisi, hava platformlarındaki yerlileşme vizyonunu ordunun en büyük unsurlarından biriyle taçlandırıyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), Türkiye’nin ilk milli genel maksat helikopteri T625 GÖKBEY’in altıncı teslimatını başarıyla gerçekleştirdiğini duyurdu. Şirketin resmi kanallarından yapılan açıklamaya göre bu teslimat, Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) envanterine giren ilk GÖKBEY olma özelliğini taşıyor. Daha önce Jandarma Genel Komutanlığına yapılan teslimatların ardından, platformun Kara Kuvvetleri gibi devasa bir hava gücüne entegre edilmesi büyük bir stratejik adım olarak öne çıktı. Bununla birlikte TUSAŞ, gerçekleştirdiği bu son teslimatla üretim bandından çıkarıp güvenlik güçlerine teslim ettiği toplam helikopter sayısını 134’e yükselterek küresel bir üretici olduğunu bir kez daha kanıtladı.
T625 GÖKBEY’in Taktik ve Teknik Üstünlükleri
Kara Kuvvetleri Komutanlığının görev yelpazesi, ekstrem iklim koşullarını ve yüksek irtifalı dağlık arazileri kapsar. TUSAŞ mühendisleri, GÖKBEY helikopterini tam olarak bu zorlu coğrafi şartlarda (High and Hot – Yüksek ve Sıcak) kesintisiz görev yapabilmesi için sıfırdan tasarladı.
Platformun teknik mimarisine baktığımızda, çok yönlü (multi-role) bir operasyonel esneklik görüyoruz. Gökbey helikopteri, standart personel taşıma görevinin yanı sıra hava ambulansı, arama-kurtarma, kargo nakliyesi ve VIP taşıma konfigürasyonlarına dakikalar içinde dönüştürülebiliyor. Araç, bünyesinde taşıdığı ASELSAN imzalı cam kokpit (glass cockpit) ve dijital aviyonik sistemler sayesinde pilotların iş yükünü radikal bir biçimde hafifletiyor. Ayrıca helikopterin aerodinamik rotor tasarımı ve iniş takımı mimarisi, en zorlu arazi koşullarına bile güvenle teker koymasını sağlıyor. Bu donanım zenginliği, GÖKBEY’i sadece bir taşıma aracı olmaktan çıkarıp, sahadaki komutanlar için dijital bir harekat merkezine dönüştürüyor.
134 Helikopterlik Devasa Üretim Hafızası
Otomotiv veya denizcilik sektöründen farklı olarak, döner kanatlı hava araçları (helikopter) üretmek muazzam bir mühendislik ve metalürji birikimi gerektiriyor. TUSAŞ Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu’nun açıklamalarında yer alan teslim edilen 134’üncü helikopter vurgusu, Türkiye’nin bu endüstriyel hafızayı ne kadar güçlü bir şekilde inşa ettiğini gösteriyor.
TUSAŞ, T129 ATAK taarruz helikopteri projesinde elde ettiği üretim, entegrasyon ve test tecrübesini doğrudan GÖKBEY projesine aktardı. Türk Kara Kuvvetleri, halihazırda envanterinde bulunan ve yapısal ömürlerinin sonuna yaklaşan eski nesil (UH-1 gibi) helikopterleri aşamalı olarak devreden çıkarıyor. GÖKBEY, lojistik tedarik zinciri tamamen yurt içinde olan bir platform olarak bu boşluğu dolduruyor. Ordumuz, yedek parça beklemeden, yabancı ülkelerin ihracat ambargolarına takılmadan kendi helikopterini anında bakıma alıp yeniden cepheye sürebilme özgürlüğüne kavuşuyor.
Tam Bağımsızlık ve İhracat
T625 GÖKBEY’in Kara Kuvvetleri Komutanlığı gibi dünyanın sayılı askeri güçlerinden birinin envanterine girmesi, platformun mühendislik rüştünü uluslararası arenada resmi olarak tescilliyor. Dr. Mehmet Demiroğlu’nun ifade ettiği gibi, milli mühendisliğin sahadaki karşılığını görmek, güvenlik güçlerinin kabiliyetlerine doğrudan ve kesintisiz bir katkı sağlıyor.
Önümüzdeki sürecin en kritik aşamasını ise güç grubu (motor) oluşturuyor. TUSAŞ Motor Sanayii (TEI) tarafından geliştirilen yerli ve milli TS1400 turboşaft motorunun GÖKBEY platformlarına entegrasyonuyla birlikte, helikopter üzerindeki son yabancı kısıtlama da tamamen ortadan kalkacak. Güç gurubunun da yerlileşmesiyle Türkiye, kendi motoru, kendi aviyoniği ve kendi tasarımıyla ürettiği bu platformları sadece kendi ordusuna vermekle kalmayacak. GÖKBEY ile küresel genel maksat helikopteri pazarında milyarlarca dolarlık devasa bir ihracat kulvarı açarak sektördeki hakimiyetini sarsılmaz bir şekilde yükseltecektir.









Yanıtla