Türk havacılık tarihinin en kritik projelerinden biri olan jet eğitim ve hafif taarruz uçağı HÜRJET, seri üretim yolundaki en zorlu virajlardan birini başarıyla döndü. Erzurum’un dondurucu soğuklarında gerçekleştirilen testlerde, HÜRJET’in motor ve aviyonik sistemleri eksi 21 derecede sorunsuz çalışarak “her koşulda göreve hazır” olduğunu kanıtladı.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda TUSAŞ tarafından geliştirilen ve Türkiye’nin ilk insanlı jet uçağı olma özelliğini taşıyan HÜRJET, konfor alanından çıkarak en zorlu iklim şartlarına meydan okudu. İki farklı prototip ile Erzurum Havalimanı’na intikal eden HÜRJET filosu, burada gerçekleştirilen “Soğuk Hava Testleri”ni başarıyla tamamladı.
Eksi 21 Derecede Sorunsuz Çalıştı
Havacılıkta bir uçağın sadece uçması yetmez; dünyanın en sıcak çölünden en soğuk bölgelerine kadar her iklimde operasyon yapabilmesi gerekir. HÜRJET, Erzurum’da gece saatlerinde sıfırın altında 21 dereceyi bulan dondurucu soğukta “Cold Soak” (Soğukta Bekletme) ve ardından çalıştırma testlerine tabi tutuldu.
Yapılan testlerde şu kritik veriler doğrulandı:
- Motor Başlatma: Jet motorunun aşırı soğukta ilk çalıştırma performansı kusursuz gerçekleşti.
- Aviyonik Dayanımı: Kokpit içindeki hassas elektronikler ve uçuş kontrol bilgisayarları, donma riski altında performans kaybı yaşamadan çalıştı.
- Mekanik Sistemler: Hidrolik aksamlar ve iniş takımları, düşük sıcaklığın neden olabileceği sertleşme veya tutukluk sorunlarına karşı direnç gösterdi.
Erzurum’un “Yüksek İrtifa” Avantajı
Test sahası olarak Erzurum’un seçilmesi tesadüf değildi. Sadece soğuk hava değil, şehrin coğrafi yapısı sayesinde “Yüksek İrtifa” (High Altitude) performansı da test edildi. HÜRJET, hem yer testlerinde hem de ardından icra edilen uçuşlu testlerde, yüksek rakımda ve düşük oksijen seviyelerinde motor verimliliğini koruduğunu ispatladı.
İhracat İçin Kritik Bir Referans
TUSAŞ’ın iki farklı prototipi aynı anda bu zorlu sürece sokması, projenin mühendislik olgunluğunu gösteriyor. Bu testlerin başarısı, HÜRJET’in sadece Türkiye coğrafyasında değil, kuzey ülkeleri gibi zorlu iklimlere sahip pazarlarda da rekabet edebileceğini gösteriyor.
Sıcak hava testlerinin ardından soğuk hava testlerini de başarıyla geçen Milli Jet, tam operasyonel kapasite (FOC) ve seri üretim yolunda en önemli sertifikasyon aşamalarından birini daha geride bırakmış oldu.
Demiroğlu: “Boeing ve Leonardo’yu Geçtik, Üretimi Ayda 3’e Çıkaracağız”
Test süreçleri başarıyla ilerlerken, TUSAŞ Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu da HÜRJET’in seri üretim ve ihracat potansiyeline dair kritik bilgiler paylaştı. SAHA İstanbul yayınında konuşan Demiroğlu, İspanya Hava Kuvvetleri’nin Boeing (T-7) ve Leonardo (M-346) gibi küresel rakipleri eleyerek HÜRJET’i seçtiğini, bu başarıda “zamanında teslimat” taahhüdünün etkili olduğunu vurguladı.
Seri üretim hattının tam kapasite çalışmaya başladığını müjdeleyen Demiroğlu, “Şu anda Türk Hava Kuvvetleri için sipariş edilen 12 adetlik ilk paketin üretimi sürüyor. Hedefimiz üretim hızını kısa sürede ayda 2’ye, ardından 3 uçağa çıkarmak” ifadelerini kullandı. Demiroğlu ayrıca, HÜRJET’in bazı komponent montajlarının Kayseri’de yapılacağını belirterek, havacılık sanayisinin Anadolu’ya yayılacağının sinyalini verdi.
Kaynak: Bu haberdeki veriler Anadolu Ajansı (AA) kaynaklı bilgilerden derlenmiştir.








Yanıtla