Washington’da KAAN Rahatsızlığı: Suudi Arabistan’ın Türk İlgisi Trump Yönetimini Kızdırdı

İngiliz basınına (Middle East Eye) göre Suudi Arabistan'ın KAAN'a ilgisi Trump yönetimini kızdırdı. ABD tek satıcı olmak isterken, Türkiye'nin teknoloji transferi teklifi Riyad'ı cezbediyor.

TUSAŞ KAAN TFX Prototip P1
KAAN, Prototipleri Aynı Karede P0 ve P1 / TUSAŞ

Milli Muharip Uçak KAAN’ın Riyad’daki World Defense Show’da (WDS 2026) Suudi Arabistan bayrağıyla sergilenmesi ve ortak üretim görüşmeleri, Washington’da alarm zillerinin çalmasına neden oldu. İngiltere merkezli Middle East Eye (MEE) sitesinin ABD’li yetkililere dayandırdığı analize göre, Trump yönetimi, Suudi Arabistan’ın KAAN’a olan ilgisini, ABD’nin silah pazarındaki tekelci konumuna bir tehdit olarak görüyor. ABD, Riyad’a “Neden Türkiye’ye gidiyorsunuz?” sorusunu yöneltirken, Suudiler KAAN’ı stratejik bir kaldıraç ve teknoloji transferi kapısı olarak görüyor.

Türk savunma sanayisinin yükselişi, küresel silah pazarının yerleşik dengelerini sarsmaya devam ediyor. Suudi Arabistan’ın TUSAŞ ile KAAN projesi için yürüttüğü ortaklık ve tedarik görüşmeleri, ABD yönetimini huzursuz etti. Middle East Eye’da yayımlanan Sean Mathews imzalı analiz, KAAN’ın sadece bir uçak değil, Orta Doğu’da ABD hegemonyasını dengeleyen bir oyun değiştirici olduğunu ortaya koydu.

ABD’den Riyad’a Baskı: Neden KAAN?

Habere göre, Donald Trump liderliğindeki ABD yönetimi, Suudi Arabistan’ın bölge ülkeleriyle (özellikle Türkiye ile) yaptığı silah anlaşmaları konusunda Riyad’dan netlik talep ediyor.

İsmi açıklanmayan bir ABD’li yetkili, Washington’ın bakış açısını şu sözlerle özetledi:

“Suudilere iletilen mesaj şu oldu: ‘ABD tarafından karşılanmayan hangi ihtiyacınız var ki KAAN için Türkiye’ye gitme gereği duyuyorsunuz?’ Bu yönetim (Trump yönetimi), Amerikan ihracatını önceleyerek tek sağlayıcı olmak istiyor.”

ABD’li yetkililer, Suudi Arabistan’ın Pakistan’dan JF-17 alımını engellediklerini, ancak Türkiye ile yürütülen KAAN görüşmeleri konusunda Riyad’dan benzer bir vazgeçme garantisi alamadıklarını belirtiyor.

Suudilerin Cevabı: Vision 2030 ve Teknoloji Transferi

ABD’li analistler, Suudi Arabistan’ın KAAN’a ilgisini ABD’ye karşı bir pazarlık kozu olarak yorumlasa da, Türkiye’nin masaya koyduğu teklif ABD’nin sunmadığı bir fırsatı barındırıyor: Ortak Üretim ve Teknoloji Transferi.

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Vision 2030 vizyonu, savunma harcamalarının %50’sinin yerlileştirilmesini şart koşuyor. ABD, F-35 gibi platformları kapalı kutu olarak satarken; Türkiye, KAAN projesinde Suudi Arabistan’a üretim ortağı olma ve teknoloji geliştirme fırsatı sunuyor.

Naif Arap Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Genel Müdürü Hesham Alghannam, MEE’ye verdiği demeçte bu farkı şöyle vurguladı:

“ABD’nin derinlemesine ortak üretim ve teknoloji transferi konusundaki hızı, Suudi beklentilerinin gerisinde kalıyor. Bu durum Riyad’ı, yerel üretim ve bilgi paylaşımı konusunda daha esnek olan ortaklıkları (Türkiye gibi) keşfetmeye itiyor.”

KAAN ve F-35: Rakip mi, Tamamlayıcı mı?

Analizde, Suudi Arabistan’ın hem ABD’den F-35 hem de Türkiye’den KAAN alabileceği senaryosu üzerinde duruluyor. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu’nun “Suudi Arabistan için 20 ila 50 arasında uçak üretilebilir” açıklamasına atıfta bulunulurken, KAAN’ın F-35’in yerine geçmekten ziyade, Suudi hava gücünü çeşitlendiren stratejik bir sigorta olacağı belirtiliyor.

Ayrıca İsrail lobisinin, Suudi Arabistan’a satılacak F-35’lerin özelliklerinin kısıtlanması (daha düşük versiyon) yönündeki baskısı, Riyad’ı tam bağımsız bir platform olan KAAN’a daha da yakınlaştırıyor.

Çok Kutuplu Orta Doğu’nun Yeni Yıldızı

Middle East Eye analizi, ABD’nin ya ben ya hiç dayatmasının artık Orta Doğu’da karşılık bulmadığını gösteriyor. Suudi Arabistan’ın BAE ve İsrail eksenine karşı, Türkiye, Mısır ve Pakistan ile yeni bir denge arayışında olduğu, KAAN’ın da bu yeni jeopolitik denklemin en güçlü sembollerinden biri haline geldiği vurgulanıyor.

Haberi Beğendiniz Mi?

Editöre kahve ısmarlayın!