Küresel güvenlik mimarisi yeniden şekillenirken, NATO’nun siyasi ve idari merkezine ev sahipliği yapan Belçika, savunma sanayisi tedarik ağlarını Türkiye yönünde incelemeye devam ediyor. “Ekonomik Misyon” programı kapsamında Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştiren Belçika Kraliçesi Mathilde ve beraberindeki üst düzey heyet, İstanbul’daki Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi’ne stratejik bir ziyarette bulundu. Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve Genel Müdür Haluk Bayraktar’ın ev sahipliği yaptığı bu kritik temasa, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün de bizzat eşlik etti. Sonuç olarak bu üst düzey temas, Avrupa Birliği üyesi NATO ülkelerinin, üretim kapasitesi ve sahada kanıtlanmış sistemler arayışında rotayı Türk savunma ekosistemine çevirdiğini diplomatik düzeyde gözler önüne seriyor.
Kraliyet Ziyaretinin Ötesi: Ağır Sıklet Siyasi ve Askeri Heyet
Dışarıdan bakıldığında kraliyet ailesinin standart bir diplomatik turu gibi görünen bu ziyaretin katılımcı listesi, aslında çok derin bir savunma ve ekonomi diplomasisi barındırıyor. Heyette Kraliçe Mathilde’nin yanı sıra; Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Savunma Bakanı Theo Francken, Flanders Eyalet Başbakanı Matthias Diependaele, Valon Eyaleti Başkan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet ve Brüksel Başkent Bölgesi Başkanı Boris Dilliès yer aldı.

Savunma ve Dışişleri bakanlarının aynı anda, insansız hava araçları üreten bir Ar-Ge ve üretim merkezini ziyaret etmesi doğrudan tedarik ve teknoloji iş birliği arayışını temsil ediyor. Temasların ardından resmi sosyal medya hesabı üzerinden bir değerlendirme yapan Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Türkiye’nin NATO üye ülkeleri arasında en dinamik savunma sanayisi ekosistemlerinden birine sahip olduğunu özellikle vurguladı. Görgün, yaptığı paylaşımda Türk sanayisinin ittifak içindeki tüm ülkelerin ihtiyaç duyduğu platformları sağlayabilecek üretim yetkinliğine ve kapasitesine ulaştığının altını çizdi. Bu açıklamalar, Türkiye’nin Avrupa güvenlik mimarisindeki tamamlayıcı ve güvenilir tedarikçi rolünü pekiştirme stratejisini yansıtıyor.
Avrupa’nın İnsansız Sistem İhtiyacı
Avrupa kıtası, son yıllarda sınırlarında yaşanan konvansiyonel çatışmalar nedeniyle kendi savunma doktrinlerini ve donanım envanterlerini hızla revize ediyor. Ancak birçok Avrupa ülkesi, çok uluslu konsorsiyumların ağır işleyen bürokrasisi nedeniyle acil insansız hava aracı (İHA/SİHA) ve akıllı mühimmat ihtiyaçlarını karşılamakta yapısal darboğazlar yaşıyor.
Belçika gibi gelişmiş NATO ülkeleri, bu lojistik açığı kapatmak için doğrudan raflardan alınabilen, teknolojik olgunluğunu savaş sahasında kanıtlamış ve hızlı teslimat garantisi sunan platformlara yöneliyor. Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi, tasarımı, yazılımı ve üretimi aynı çatı altında birleştiren, yüzde 100 yerli sermaye ve fikri mülkiyet ile çalışan entegre bir yapıdır. Heyetin bu tesisleri yerinde incelemesi, üretim hızının ve tedarik zinciri güvenliğinin uluslararası pazardaki en büyük tercih sebebi olduğunu bir kez daha doğruluyor.
Küresel Savunma Pazarında Yeni Entegrasyon Modeli
Belçika Kraliçesi ve kabine üyelerinin Baykar tesislerine yaptığı bu ziyaret, Türk savunma sanayisinin küresel tedarik zincirindeki konumunu objektif bir şekilde ortaya koyuyor. Türkiye, yalnızca kendi ulusal sınırlarını koruyan bir üretici modelinden, ittifak üyelerinin teknolojik açıklarını kapatan rasyonel bir çözüm ortağı modeline geçiş yapıyor.
Avrupa’nın savunma bütçelerindeki artışa paralel olarak NATO içi askeri teçhizat tedarikinin ivme kazanması bekleniyor. Belçika heyetinin gerçekleştirdiği bu kapsamlı inceleme, Türk mühendisliğinin geliştirdiği otonom sistemlerin, Avrupa ordularının gelecek on yıllık modernizasyon planlarında ciddi bir alternatif olarak masada yer aldığını uluslararası arenada teyit etmektedir.










Yanıtla