Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Kraliçe Mathilde başkanlığındaki heyetle birlikte Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyarette TRT Haber’e konuştu. Mustafa Seçen’in sorularını yanıtlayan Francken’in açıklamaları, Türk savunma sanayinin Avrupa’daki yükselen itibarını ve potansiyel ihracat fırsatlarını gözler önüne serdi.
“İlk İşim Türkiye Gibi Çalışmak Oldu”
Francken, göreve başlar başlamaz verdiği kararı şu sözlerle anlattı: “Belçika Savunma Bakanı olduğum andan itibaren yaptığım ilk şey Türkiye gibi çalışmak ve Türkiye’yi rol model olarak almak oldu. Yenilik için, drone kapasitesi, yapay zeka, elektronik savaş için çalışmak oldu.” Bu sözler, son 10 yılda insansız sistemlerden akıllı mühimmata kadar pek çok alanda dışa bağımlılığı kıran Türk savunma modelinin Avrupalı müttefikler tarafından yakından izlendiğini ortaya koyuyor.
Bakan, iki yıl önce NATO Parlamento Meclisi üyesiyken Baykar ve TUSAŞ tesislerini gezdiğini hatırlatarak “Elinizdekiler aklımızı başımızdan alacak şeyler. Sanayiinizle gurur duymalısınız” dedi.
Kızılelma ve İnsansız Sistemler Ön Planda
Türk platformları arasında en çok hangisinden etkilendiği sorulduğunda Francken’in yanıtı net oldu: Baykar’ın geliştirdiği insansız savaş uçağı Kızılelma. “O gerçekten muhteşem. Bizim sahip olmadığımız çok sayıda kabiliyeti var” diyen Bakan, bu açıklamasıyla Kızılelma’nın Avrupa pazarında potansiyel alıcı bulabileceğinin sinyalini vermiş oldu.

Belçika’nın insansız deniz araçları konusundaki gücüne de değinen Francken, “Birbirimizden öğrenebiliriz” vurgusu yaptı. Ziyaret kapsamında İstanbul’da bir tersaneyi gezen ve yerli fırkateyn üretimini inceleyen Bakan, Belçika’nın yeni fırkateyn ihtiyacı olduğunu belirterek Türk bilgi ve teknolojisine açık olduklarını ifade etti. Bu nokta, MİLGEM projesinin ihracat potansiyeli açısından kritik bir mesaj niteliğinde.
Sadece SİHA Değil: TUSAŞ Ziyaretiyle Uzay ve Havacılıkta İş Birliği Sinyali
Francken’in Ankara temasları kapsamında TUSAŞ’ı ziyaret etmesi de dikkat çekti. Belçika Savunma Bakanı, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu ile bir araya gelerek havacılık teknolojileri ve uluslararası iş birliği konularını masaya yatırdı. Demiroğlu görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, “Millî mühendislik kabiliyetlerimizi ve ileri teknoloji çözümlerimizi paylaşarak geleceğe yönelik ortak fırsatları değerlendirdik” ifadelerini kullandı. Bu ziyaret, iki ülke arasında sadece insansız hava araçları değil, uydu teknolojileri ve uzay çalışmaları dahil daha geniş bir havacılık iş birliğinin de gündemde olabileceğine işaret ediyor.

İmzalar Atıldı: Savunma Sanayiinde İş Birliği Zemini
Ziyaretin somut çıktılarından biri, iki ülke savunma bakanlıkları arasında imzalanan niyet mektubu oldu. Francken bunu “savunma sanayiinde iş birliği anlaşması gibi bir şey” sözleriyle tarif etti. Kraliçe Mathilde’in İstanbul programında da bazı anlaşmalar imzalandığını, Ankara’da ise bir yeni anlaşmaya daha imza atılacağını açıkladı.

Bu tür çerçeve metinler genellikle somut projelerin önünü açan diplomatik adımlar olarak okunur. Henüz hangi platform veya sistemlerin masada olduğu açıklanmasa da, Francken’in Kızılelma ve fırkateyn vurguları ipucu niteliğinde.
SAFE Kredileri ve Avrupa Pazarına Erişim
Röportajın savunma sanayii takipçileri için en dikkat çekici başlıklarından biri, Francken’in SAFE kredilerine ilişkin sözleriydi. Avrupa’nın savunma tedarikini hızlandırmayı amaçlayan bu finansman mekanizmasına Türkiye’nin dahil olması gerektiğini açıkça savunan Bakan, “Bu, Avrupa Birliği’ndeki bazı ülkeler tarafından engelleniyor ve bu akıllıca değil. Belçika onlarla aynı pozisyonda değil” çıkışında bulundu. Bu duruş, Türk firmalarının Avrupa tedarik zincirlerine entegrasyonu açısından kayda değer bir siyasi destek anlamına geliyor.
Hürmüz ve Karadeniz’de Ortak Operasyon Sinyali
Francken, Hürmüz Boğazı’ndaki mayın temizleme operasyonuna Belçika’nın katılma kararlılığını teyit ederken, Rusya-Ukrayna arasında olası bir ateşkes durumunda Karadeniz’deki mayın temizleme faaliyetlerinde Türkiye, Romanya ve Bulgaristan’a destek vereceklerini belirtti. Belçika’nın mayın temizleme konusunda sahip olduğu ileri kabiliyetlerin, Türkiye’nin bölgedeki operasyonel tecrübesiyle birleşmesi, Karadeniz güvenliği açısından stratejik bir iş birliği zemini oluşturabilir.
NATO Zirvesi’nde Savunma Sanayisi Oturumu
Temmuz ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılacak NATO Liderler Zirvesi’nin ana gündemini değerlendiren Francken, “Daha fazla sanayi kapasitesi, daha fazla üretim, cephane, teknoloji, yenilik ve silahlanma. Asıl konu bu olacak” dedi. Türkiye’nin bütçe ve yatırım konusunda çok iyi iş çıkardığını vurgulayan Bakan, “Sizin çok güçlü bir sanayiiniz var. Savunma ihraç eden güçlü bir ülkesiniz” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, zirvede Türk firmaları için yeni ihracat ve ortak üretim fırsatlarının gündeme gelebileceğine işaret ediyor.
Erdoğan’a Tam Destek: “Türkiye’yi Avrupa’ya Almalıyız”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ihtiyacı var” çıkışına Francken’den tam destek geldi. “Çok zor bir dünyada, tuhaf ve istikrarsız bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’nin bizim tarafımızda olması çok önemli” diyen Bakan, Türkiye’nin coğrafi, diplomatik, askeri ve ekonomik konumunun altını çizdi. Belçika’daki 200 bin kişilik Türk toplumunun başarısına da değinen Francken, delegasyonunda yer alan Türkiye kökenli isimlerin iki ülke arasında köprü işlevi gördüğünü belirtti.










Yanıtla