Historic Signature from ASFAT: Turkey's First NATO Member Warship Export and the Victory of HİSAR Class

ASFAT broke new ground with its historic export to Romania.

Turkey - Romania, ASFAT Light Corvette Sale
ASFAT sosyal medya hesabı / @MSB_ASFAT

Türk savunma sanayisi, “yapılamaz” denilenleri başarmaya, kapalı kapıları açmaya ve küresel arenada oyun kurucu olmaya devam ediyor. Milli mühendisliğin ve stratejik vizyonun birleşimiyle ortaya çıkan başarı öykülerine bir yenisi daha eklendi. Askeri Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş. (ASFAT), Türk savunma sanayisi tarihinde bir ilke imza atarak, NATO ve Avrupa Birliği üyesi bir ülkeye ilk kez savaş gemisi ihracatını gerçekleştirdi. Romanya Savunma Bakanlığı ile imzalanan ve “1 adet Korvet (Light Corvette)” alımını kapsayan bu anlaşma, sadece ticari bir başarı değil, aynı zamanda Türkiye’nin denizlerdeki caydırıcılığının ve mühendislik kabiliyetinin diplomatik bir zaferidir.

Bu tarihi anlaşma, Karadeniz’in güvenliğinde Türkiye’nin rolünü pekiştirirken, yerli ve milli çözümlerimizin Batı standartlarında, hatta bu standartların ötesinde olduğunu kanıtlar niteliktedir. Peki, Romanya’nın tercih ettiği, “hafif korvet” olarak tanımlanan ancak yetenekleriyle devleşen bu gemi hangisi? İşte bu büyük başarının perde arkası ve o gizemli geminin detayları.


HİSAR Sınıfı: Hafif Korvet Görünümlü Dev

ASFAT ile Romanya Savunma Bakanlığı arasındaki anlaşmada adı geçen “Light Corvette” (Hafif Korvet), Türk Deniz Kuvvetleri için de inşa edilen ve Mavi Vatan’ın yeni muhafızları olarak bilinen HİSAR Sınıfı Açık Deniz Karakol Gemisi’dir (ADKG).

Kamuoyunda genellikle “Açık Deniz Karakol Gemisi” (OPV) olarak sınıflandırılsa da HİSAR sınıfı gemiler, sahip oldukları silah yükü, sensör sistemleri ve hayatta kalma kabiliyetleri ile literatürdeki standart OPV’lerin çok ötesindedir. Bu nedenle uluslararası arenada ve Romanya ihalesinde “Hafif Korvet” olarak tanımlanması son derece yerindedir. MİLGEM projesinin (ADA Sınıfı Korvet) genlerini taşıyan HİSAR sınıfı, ADA sınıfı korvetlerin başarısı üzerine inşa edilmiş, maliyet etkin ve çok yönlü bir çözüm olarak ortaya çıkmıştır.


Neden HİSAR Sınıfı Tercih Edildi?

Romanya’nın, NATO’nun doğu kanadındaki stratejik konumu ve Karadeniz’deki artan güvenlik riskleri göz önüne alındığında, seçilecek geminin hem caydırıcı hem de esnek görev yapısına sahip olması gerekiyordu. HİSAR Sınıfı, tam da bu noktada rakiplerini geride bıraktı.

  • Modüler Tasarım (Fitted for but not with): HİSAR sınıfı gemiler, barış zamanında hafif silah yüküyle karakol görevlerini icra edebilirken, çatışma veya kriz durumlarında güdümlü mermi ve torpido gibi ağır silah sistemlerinin hızla entegre edilebileceği bir altyapıya sahiptir. Bu “yerinde hazır” konsepti, Romanya’ya bütçe dostu ancak harbe hazır bir platform sundu.
  • Yerli Mühendislik Harikası: Geminin tasarımı tamamen Türk mühendislerine aittir. Gemi üzerindeki Savaş Yönetim Sistemi (SYS) ise HAVELSAN tarafından geliştirilen ve ağ merkezli harp yeteneğine sahip olan ADVENT’tir. Bir NATO ülkesinin, geminin beyni olarak Türk yazılımını tercih etmesi, yazılım ihracatımız açısından da kritik bir eşiktir.
  • MİLGEM Mirası: Dünyada rüştünü ispat etmiş ADA Sınıfı Korvet gövde formu üzerine inşa edilmesi, geminin denizcilik özelliklerinin, dayanıklılığının ve performansının garanti altına alınmasını sağlamıştır.

Teknik Özellikler ve Operasyonel Kabiliyetler

Romanya donanmasına katılacak olan bu gemi, yaklaşık 99,5 metre boyunda ve 2300 ton deplasmana sahip olacaktır. HİSAR sınıfının öne çıkan teknik detayları şöyledir:

  1. Tahrik Sistemi: Dizel ve gaz türbini kombinasyonları yerine daha ekonomik ve uzun menzilli görevlere uygun dizel tahrik sistemleri (CODELOD veya CODAD) tercih edilmiştir. Bu da gemiye uzun süre denizde kalma ve geniş bir harekat yarıçapı avantajı sağlar.
  2. Weapon Systems: Gemide 76mm baş topu, yakın hava savunma sistemleri (Gökdeniz veya muadili), ağır makineli tüfek platformları ve gemisavar füze fırlatma kabiliyeti bulunmaktadır. Romanya’nın talebine göre gemiye dikey atım sistemi (VLS) entegrasyonu yapılarak hava savunma kabiliyeti de kazandırılabilir.
  3. Havacılık Kapasitesi: Gemi, 10 ton sınıfı genel maksat helikopterlerinin iniş-kalkış yapabileceği bir platforma ve onları barındırabilecek bir hangara sahiptir. Ayrıca insansız hava araçları (İHA) için de operasyonel kabiliyet sunmaktadır.

NATO Pazarında Kırılan Buzlar

Yıllardır süregelen “NATO ülkeleri yerleşik Batılı üreticilerden alım yapar” algısı bu anlaşma ile yıkılmıştır. Fransa, Almanya veya İtalya gibi köklü gemi inşa sanayisine sahip ülkelerin bulunduğu bir pazarda, bir NATO üyesinin Türkiye’yi ve ASFAT’ı tercih etmesi, Türk savunma sanayisinin kalite/maliyet dengesinde dünyanın zirvesine oynadığının kanıtıdır.

Bu satış, sadece tek bir gemi satışı olarak okunmamalıdır. Bu, gelecekteki fırkateyn, hücumbot ve destek gemisi ihaleleri için Türkiye’ye devasa bir referans sağlamıştır. Romanya’nın bu tercihi, Bulgaristan ve Polonya gibi diğer bölge ülkeleri için de emsal teşkil edecektir.


ASFAT’ın Rolü ve Stratejik Vizyon

Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren ASFAT, kamu ve özel sektör dinamiklerini birleştirerek son yıllarda Pakistan MİLGEM projesi gibi devasa işlere imza atmıştı. Romanya projesi ise ASFAT’ın Avrupa pazarına giriş bileti olmuştur. Üretimin Türkiye’deki tersanelerde yapılacak olması, tersanelerimizin kapasite kullanım oranını artıracak ve yan sanayiye can suyu olacaktır.

Sonuç olarak; Romanya’ya ihraç edilecek olan HİSAR Sınıfı Hafif Korvet, Türk bayrağını Karadeniz’in karşı kıyısında dalgalandıracak bir mühendislik abidesidir. “Yüzde 100 Yerli” vizyonuyla çıkılan bu yolda, sadece kendi sınırlarımızı korumakla kalmıyor, dost ve müttefik ülkelerin güvenliğine de Türk imzası atıyoruz.


Key words: ASFAT, Romanya, korvet ihracatı, HİSAR sınıfı, açık deniz karakol gemisi, light corvette, Türk savunma sanayisi, Mavi Vatan, NATO ihracatı, savaş gemisi

Founder of yuzde100yerli.com, volunteer contributor, passionate advocate of domestic production, software developer, and entrepreneur. I take great pleasure in following technology and, of course, Türkiye’s national and domestically developed projects. Seeing a new product or a new venture built in Türkiye genuinely makes me happy, which is why I decided to launch yuzde100yerli.com in 2006.