Türk sanayisinin tasarım kapasitesini ve sınai mülkiyet farkındalığını artırmayı hedefleyen Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT), yepyeni bir inovasyon ekosistemi inşa ediyor. Kurum, 2026 yılı ana temasını Saat Tasarımı olarak belirlediği geniş çaplı ulusal tasarım yarışmasının başvuru sürecini resmen başlattı. An itibarıyla aktif olan ve 30 Haziran 2026 tarihine kadar devam edecek olan başvuru süreci, lise öğrencilerinden serbest profesyonellere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Sonuç olarak bu stratejik organizasyon, sadece estetik çizimleri ödüllendirmeyi hedeflemiyor. Kurum, yerli tasarımların resmi olarak tescillenmesini ve doğrudan ticarileşmeye geçmesini temel amaç olarak konumluyor.
Yerli Saat Tasarımlarında Üçlü Konsept Zorunluluğu
Saat tasarımı, geleneksel mekanik mühendislik ile modern dijital teknolojilerin kusursuz bir uyum içinde çalışmasını gerektirir. TÜRKPATENT yönetimi, yarışmacılardan tam olarak bu bütüncül yaklaşımı sergilemelerini talep ediyor. Kurallara göre her başvuru dosyası; bir adet erkek kol saati, bir adet kadın kol saati ve bir adet masa saati olmak üzere birbirini tamamlayan üç farklı tasarımı barındırmak zorunda.

Yarışmacılar, bu üçlü seti oluştururken zamanın akışını, günlük yaşam senaryolarını ve modern ergonomiyi yeniden yorumlamakla yükümlü tutuluyor. Teknik altyapıya baktığımızda, başvuruların sadece online elektronik başvuru sistemi olan EPATS üzerinden kabul edildiğini görüyoruz. Kurum, tasarımların detaylarını yansıtan en az iki, en fazla beş farklı görselin sisteme yüklenmesini zorunlu kılıyor. Bununla birlikte, profesyonel bir endüstriyel üretim hedeflendiği için el çizimleri yerine üç boyutlu (3D) bilgisayar modellemelerinin kullanılması kurum tarafından özellikle tavsiye ediliyor.
Sınai Mülkiyette Yerlileşme
Geçmiş yıllarda Türk sanayisi, katma değeri yüksek özgün tasarımlar üretmek yerine genellikle fason üretim veya ithal tasarımların montajına odaklanıyordu. Ancak günümüz küresel rekabet ortamında bir ürünün asıl değerini, o ürünün arkasındaki fikri ve sınai mülkiyet hakları belirliyor.
TÜRKPATENT’in düzenlediği bu yarışma, tam olarak bu üretim doktrinini değiştirmeyi amaçlıyor. Kurum, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında katılımcıların tasarımlarını yasal koruma altına alıyor. Böylece gençler ve serbest tasarımcılar, kendi fikirlerini çalınma riski olmadan doğrudan sanayicilerle buluşturabiliyor. Estetik değer ile teknik uygulanabilirliği bir araya getiren bu yaklaşım, Türkiye’nin kendi özgün endüstriyel tasarım dilini (know-how) oluşturması açısından devasa bir adım niteliği taşıyor.
Değerlendirme Kriterleri ve Ticarileşme Garantisi
Alanında uzman jüri üyeleri, yarışmaya katılan projeleri sadece görsel güzelliklerine göre değerlendirmeyecek. Değerlendirme masasında her biri 20 tam puan üzerinden hesaplanan beş ana stratejik kriter bulunuyor. Bu kriterler; ticarileşme potansiyeli, özgünlük, kullanıcı deneyimi ve işlevsellik, estetik ile üretilebilirlik başlıklarından oluşuyor. Dolayısıyla bir tasarımın mevcut üretim teknolojileriyle fabrikada üretilebiliyor olması ve pazarda tüketici karşılığı bulabilmesi en az görselliği kadar büyük bir önem taşıyor.
Kategori Bazlı Dev Ödül Havuzu
TÜRKPATENT, yetenekleri teşvik etmek amacıyla yarışmayı lise, üniversite ve serbest katılımcı olmak üzere üç farklı kategoriye ayırıyor. Her kategoride ilk beşe giren tasarımlar büyük para ödülleriyle destekleniyor.
- Serbest Kategori: Birinciye 100.000 TL, ikinciye 80.000 TL ve üçüncüye 60.000 TL.
- Üniversite Kategorisi: Birinciye 75.000 TL, ikinciye 60.000 TL ve üçüncüye 45.000 TL.
- Lise Kategorisi: Birinciye 50.000 TL, ikinciye 40.000 TL ve üçüncüye 30.000 TL.
Ancak organizasyonun asıl çarpıcı noktası “Ticarileşme Ödülü” sisteminde yatıyor. Jüri değerlendirmesi sonucunda seri üretime uygun bulunan tasarımların hakları, inhisari lisans yoluyla sanayi firmalarına devrediliyor. Bu devir işlemi karşılığında tasarım sahibine doğrudan 100.000 TL (aynı firmadan birden fazla talep gelirse 150.000 TL) ek ticarileşme bedeli ödeniyor. Nitekim bu sistem, başarılı fikirlerin raflarda tozlanmasını engelleyerek doğrudan vitrinlere çıkmasını garanti ediyor.
Saat Taasarım Yarışmasına Başvuru Süreci: EPATS ve e-Devlet Entegrasyonu
TÜRKPATENT, tasarımcıların işini kolaylaştırmak adına başvuru sürecini tamamen dijitalleştirerek fiziki evrak zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Yarışmaya katılmak isteyen lise öğrencileri, üniversiteliler ve serbest tasarımcılar, başvurularını sadece Elektronik Başvuru Sistemi (EPATS) üzerinden online olarak gerçekleştirebiliyor.
Adayların, öncelikle https://epats.turkpatent.gov.tr/run/TP/EDEVLET/giris adresi üzerinden e-Devlet şifreleri ile sisteme giriş yapmaları gerekiyor. Sisteme girildikten sonra, açılan yeni başvuru ekranından sırasıyla önce “Tasarım Başvurusu” sekmesi, ardından da başvuru şekli olarak “Tasarım başvurusu (saat yarışması kapsamında)” alanı seçilerek süreç tamamlanıyor. Öğrenci kategorilerinden (Lise ve Üniversite) başvuru yapan adayların, e-Devlet üzerinden alacakları güncel öğrenci belgelerini de sisteme yüklemeleri zorunlu tutuluyor. 30 Haziran 2026 tarihine kadar sadece bu resmi portal üzerinden ve eksiksiz yapılan başvurular jüri değerlendirme aşamasına geçebilecek.
Fikirden Üretim Bandına
TÜRKPATENT’in hayata geçirdiği Saat Tasarım Yarışması, geleneksel bir sanat etkinliğinin çok ötesinde rasyonel ve endüstriyel bir ekosistem projesidir. Tasarımcıları doğrudan sanayicilerle aynı masaya oturtan bu vizyon, Türkiye’nin katma değerli ihracat hedeflerine eşsiz bir destek sunuyor.
30 Haziran 2026 tarihinde sona erecek başvuruların ardından sıkı bir patent ve yenilik incelemesi başlayacak. Bu yarışma ile Türk saat tasarımcıları, zaman kavramını yenilikçi bir dille yorumlayarak küresel saat endüstrisinde rekabet edebilecek yepyeni ve tamamen yerli platformlar ortaya çıkaracaktır. Ortaya çıkacak tasarımları yuzde100yerli.com olarak biz de heyecanla bekliyoruz, konuyla ilgili tüm yeni gelişmeler için takipte kalın.










Yanıtla