Kentsel Mobilitede Türk İmzası: Yerli eVTOL AirCar 100 Milyon Dolar Değerlemeyle ABD Pazarına Açılıyor

Yerli eVTOL girişimi AirCar, ABD'de 100 milyon dolar değerlemeyle yatırım turuna çıktı. San Francisco showroom ve yerli eVTOL hakkında detaylar haberimizde.

AirCar eVTOL
AirCar eVTOL / AirCar

Türkiye’nin otonom ve elektrikli dikey kalkış-iniş (eVTOL) teknolojileri alanındaki öncü girişimlerinden biri olan AirCar, küresel vizyonunu bir üst seviyeye taşıyarak Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) stratejik bir yatırım turu başlattı. Yerli teknoloji girişimi, AirCar Aviation Inc. üzerinden gerçekleştirdiği bu hamleyle, 100 milyon dolar değerleme üzerinden 5 milyon dolarlık fon toplamayı hedefliyor. Şirket, haziran ayında San Francisco’da açacağı showroom ile uçan araba konseptini fiziksel bir deneyim merkezine dönüştürürken, iki kişilik modelinin sertifikasyon süreçlerini de ABD pazarında tamamlamayı planlıyor.

Yeni Nesil Bireysel Havacılık: AirCar Light Sport eVTOL

Kentsel ulaşımı üçüncü boyuta taşıma hedefiyle 2017 yılından bu yana çalışmalarını sürdüren AirCar, sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda yeni bir yaşam tarzı vadediyor. Geliştirilen iki kişilik Light Sport eVTOL modeli, yolsuz şehirler vizyonunun merkezinde yer alıyor. Bu araç, geleneksel sivil havacılığın karmaşık yapısını bireysel kullanıcılar için basitleştirmeyi amaçlıyor.

Yeni nesil havacılık normlarını belirleyen iki kişilik “Light Sport eVTOL” modeli, şehir içi ulaşımda devrim yaratmayı vadediyor. Aracın teknik mimarisi, üstün performans verileri ile güvenlik standartlarını tek bir gövdede birleştiriyor. Tamamen elektrikli altyapıya sahip olan hava aracı, 400 Volt gücündeki yarı katı lityum iyon bataryaları kullanarak enerjisini sağlıyor. Bu güçlü bataryalar, araç üzerinde yer alan sekiz adet bağımsız elektrik motorunu besliyor. Ayrıca araç, tek şarjla 30 ila 45 dakika havada kalma yeteneğine sahip bulunuyor. Buna ek olarak sistem, tahmini 50 ile 80 kilometre arasında bir uçuş menzili sunuyor.

Saatte 130 kilometre (70 knot) maksimum hıza ulaşan bu yeni nesil hava aracı, 250 kilogram taşıma kapasitesiyle operasyonel verimlilik sağlıyor. Bagaj hacmi olarak 1 metreküp veya kabin boyutunda iki çanta taşıyabilen sistem, kentsel lojistik ihtiyaçlarına da yanıt veriyor. Bununla birlikte araç, 15 dakika gibi çok kısa bir sürede hızlı şarj olabiliyor. Güvenlik donanımları tarafında ise otomatik açılan balistik paraşüt sistemi ön plana çıkıyor. Sistem, üç yedekli fly-by-wire uçuş kontrol mimarisi ve dört yedekli batarya sistemi ile görev yapıyor. Böylece araç, olası acil durumlarda maksimum yolcu emniyetini garanti altına alıyor.

Havacılıkta Güvenlik Standartları ve Sertifikasyon Süreci

Bir hava aracının ticari başarısı ve güvenilirliği, sahip olduğu sertifikasyon süreciyle doğrudan ilişkilidir. AirCar, ABD pazarına girişte Federal Havacılık İdaresi’nin (FAA) MOSAIC (Modernization of Special Airworthiness Certification) güncellemesini stratejik bir fırsat olarak görüyor. Bu düzenleme kapsamında AirCar, Hafif Spor Uçağı (LSA) kategorisinde sertifikalandırılabilecek.

Geleneksel pilot lisanslarının aksine, AirCar kullanıcıları sadece 30 saatlik bir uçuş ve yer eğitimini kapsayan iki haftalık bir programın ardından bu aracı kullanma yetkisi alabilecek. Güvenlik tarafında ise teknoloji ödün vermeyen bir yapıda kurgulandı. Olası bir sistem hatasına karşı devreye giren otomatik açılan balistik paraşüt, üç yedekli uçuş bilgisayarı ve dört yedekli batarya mimarisi, aracın emniyet katsayısını artırıyor. Ayrıca AirCar, fabrikadan çıkan her araç için iki yıl veya 500 çalışma saati garantisi sunarak endüstriyel olgunluğunu kanıtlıyor.

Türkiye’den Silikon Vadisi’ne Uzanan Değerleme Artışı

AirCar’ın ABD’deki kitle fonlaması turu, girişimin finansal büyümesini rakamlarla ortaya koyuyor. Daha önce Türkiye’de fonbulucu platformu üzerinden yatırım alan ve 1.715 yatırımcının desteğini arkasına alan şirketin o dönemki değerlemesi yaklaşık 20 milyon dolar seviyesindeydi. Bugün ABD operasyonları için belirlenen 100 milyon dolarlık değerleme, yerli teknolojinin küresel ölçekte gördüğü ilginin somut bir göstergesidir.

Şirket, %5 pay karşılığında topladığı 5 milyon dolarlık bu kaynağı şu alanlarda kullanacak:

  • San Francisco’da açılacak olan AirCar Showroom merkezinin işletilmesi.
  • AirDrone (ağır yük taşıma) ve AirCar Ultralight modellerinin satış lansmanı.
  • İki kişilik eVTOL modelinin ABD’deki tam sertifikasyon süreçlerinin finansmanı.

Bununla birlikte, haziran ayında açılacak olan showroom, sadece bir satış noktası değil, aynı zamanda yatırımcıların ve potansiyel müşterilerin eVTOL teknolojisini yakından deneyimleyebileceği bir teknoloji üssü olacak.

Hedef Sadece Uçan Araba Üretmek Değil

AirCar, sadece bir uçan araba projesi değil; kentsel lojistik, bireysel ulaşım ve acil durum servisleri için yeni bir ulaşım katmanı inşa ediyor. Ağır yük drone sistemlerinden ultra hafif kişisel uçaklara kadar genişleyen ürün yelpazesi, markayı sadece bir üretici değil, bir mobilite ekosistemi kurucusu konumuna getiriyor.

Türkiye’de Ar-Ge süreçlerini tamamlayan ve test uçuşlarını başarıyla sürdüren AirCar’ın ABD pazarına bu denli güçlü bir değerleme ile girmesi, yerli teknoloji ekosisteminin ihracat potansiyelini de yeniden tanımlıyor. Gelecek on yılda kentsel hava hareketliliğinin (UAM) milyarlarca dolarlık bir pazar haline gelmesi beklenirken, AirCar bu pastadan pay almak için çalışıyor.

Haberi Beğendiniz Mi?

Editöre kahve ısmarlayın!