Çinli uzay teknolojisi şirketi StarVision ile ODTÜ (Orta Doğu Teknik Üniversitesi) ortaklığında geliştirilen Ay roverları, Antalya’da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nde sergilendi. CHERI projesi kapsamında geliştirilen roverlar, 2029 yılında Çin’in Chang’e 8 göreviyle Ay’ın güney yüzeyine gönderilmeyi hedefliyor.
CHERI Nedir?
CHERI, “Challenging Environment Exploration Robot for Intelligence” ifadesinin kısaltması. Türkçeye “Bilgi toplamak için tasarlanmış zorlu çevre keşif robotu” olarak çevrilebilecek bu isim, hem Ay’ın güney kutbunun zorlu koşullarını hem de keşif aracının bilimsel gözlem ve veri toplama görevlerini vurguluyor. Proje kapsamında her biri 5 kilogram ağırlığında iki mikro keşif aracı geliştiriliyor. Böylece Türkiye, Ay’a iki keşif robotu gönderen ülkeler arasında yer alacak.

Chang’e 8 Misyonu ve Uluslararası İş Birliği
Chang’e 8, Ay’da kalıcı bir üs kurmak için gerekli teknolojileri test etmek amacıyla tasarlanan bir robotik görev. Bir iniş aracı, bir keşif aracı ve bir inşaat robotundan oluşan misyonla 2030’lu yıllarda inşa edilmesi planlanan Uluslararası Ay Araştırma İstasyonu’nun temellerine yönelik ilk adımların atılması hedefleniyor. Chang’e 7’nin devamı niteliğindeki görevde Ay’ın güney kutbuna inilecek ve bölgenin fiziksel yapısı detaylı incelenecek. Ayrıca Ay toprağı kullanılarak 3 boyutlu baskıyla yapı malzemeleri üretme gibi deneysel görevler de gerçekleştirilecek.
Proje, Çinli ticari uydu şirketi StarVision, Zhejiang Üniversitesi ve ODTÜ iş birliğiyle yürütülüyor. Görevde ayrıca 100 kilogramlık daha büyük bir keşif aracı da yer alacak. Bu büyük robotu geliştirme süreçleri ise Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi liderliğinde, farklı Çin üniversiteleri ve Güney Afrika Ulusal Uzay Ajansı’nın katılımıyla yürütülüyor.
CHERI’nin Teknik Özellikleri
CHERI mikro keşif araçları gelişmiş kamera sistemleriyle donatılıyor. Bu kameralar, Ay yüzeyini, diğer keşif araçlarını ve iniş aracını çoklu açılardan gözlemleyerek görüntüler elde edecek. Kamera sistemi yalnızca görüntü almakla kalmayacak, aynı zamanda diğer gezginleri takip ederek konum ve yönelimlerini saptayacak, iniş aracına olan uzaklığı hesaplayacak ve toplanan verilerle dış ortamdaki toz yoğunluğu gibi çevresel değişkenleri analiz edecek.
Araçlarda zorlu ve yumuşak zeminlerde ilerleyebilmeleri için yarım daire şeklinde dönen, esnek ve hareketli “Rex tipi” bacak benzeri tekerlek sistemi kullanılacak. Bu özel sistem sayesinde robotlar hem taşların üzerinden kolayca geçebilecek hem de Ay toprağına saplanmadan yol alabilecek. Ay’ın güney kutbuna güneş ışığı çok düşük açılarla geldiğinden, araçların güneş panelleri kitap kapağı gibi yukarı doğru açılacak şekilde tasarlanıyor.
Ay’ın Zorlu Koşullarına Dayanıklılık
Mikro araçların çok sert koşullara dayanabilmesi kritik önem taşıyor. Ay’da gündüzleri sıcaklık +121 dereceye kadar ulaşabiliyor. Gece ise bu değerler -246 dereceye kadar düşüyor. Ay’da bir gündüz-gece döngüsü 29,5 Dünya günü sürüyor. Bu da araçların yaklaşık 15 gün süren aşırı soğuk Ay gecelerini atlatabilmesi gerektiği anlamına geliyor. Bu zorlukları aşmak için önce yüksek doğruluk oranına sahip bilgisayar simülasyonları oluşturuluyor, ardından “Ay stüdyosu” adı verilen özel test ortamlarında dayanıklılık testleri yapılıyor.
Neden Ay’ın Güney Kutbu?
Ay’ın güney kutbu, uzay araştırmaları açısından stratejik bir bölge. NASA’nın Lunar Reconnaissance Orbiter aracı, Ay’ın güney kutbuna yakın kraterlerde donmuş su olabileceğine dair kanıtlar buldu. Bu bölgelerdeki sıcaklık değerleri buzun kalıcı olmasına olanak sağlayacak kadar düşük. Suyun varlığı hem yaşam hem de yakıt üretimi için sürdürülebilir altyapı kurulabileceği fikrini güçlendiriyor. Ay ayrıca düşük yerçekimi sayesinde derin uzay görevleri için bir “uzay istasyonu” görevi görebilecek stratejik bir geçiş noktası olarak değerlendiriliyor.
“Bu Ortaklık Tüm İnsanlık İçin Önemli”
StarVision CEO’su Arden Liu, TRT Haber’e yaptığı açıklamada Türkiye-Çin iş birliğinin önemine dikkat çekti. Liu, “Bu ortaklık tüm insanlık için önemli. Ay’a gidip bu roverları konuşlandırmak ve görevlerini tamamlayabilmeleri için onlara kendi zekalarını kazandırmak gerçekten çok önemli” dedi. StarVision’ın uzayda yapay zeka altyapısı üzerine çalıştığını belirten Liu, uluslararası alanda 40’tan fazla ülkeyle iş birliği yaptıklarını söyledi.
Projenin Detayları: 30-40 Öğrenci Aktif Olarak Çalışıyor
ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği’nden Prof. Halil Ersin Söken, projenin detaylarına ilişkin bilgi verdi. Çalışmaların ağırlıklı olarak ODTÜ’de yürütüldüğünü belirten Söken, “2029 yılında Çinlilerin Chang’e 8 göreviyle biz 2 tane mikro roverı Ay’a göndermeyi planlıyoruz. İkisi iş birliği içerisinde Ay’ın güney yüzeyinde çalışıyor olacaklar. Yaklaşık bir buçuk seneden beri bu proje üzerinde aktif olarak çalışıyoruz” dedi.
Projenin tamamen ODTÜ’de çalışan ve okuyan öğrenciler ile mühendisler tarafından geliştirildiğini vurgulayan Söken, “Yaklaşık 30-40 tane öğrencimiz şu anda aktif olarak bu projede çalışmaktalar. Robotların en baştan tasarımından şu noktaya gelene kadarki bütün çalışmaları ağırlıklı olarak bize ait. Bir taraftan da projede standın önünde durduğumuz StarVision firmasıyla bir ortaklığımız var” ifadelerini kullandı.
Not
Bu haberimizi destekleyici fotoğraf veya video kaydınız varsa lütfen iletişim sayfasında yer alan bilgileri kullanarak bizimle paylaşınız.










Yanıtla