TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu’ndan Tarihi Açıklamalar: KAAN’ın Yeni Prototipleri Havalanıyor, 6. Nesil İçin Start Verildi

TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, KAAN'ın yeni prototiplerinin uçuş takvimini, yerli motor hedefini ve ANKA-3 seri üretimini açıkladı. HÜRJET ve T-925 detayları haberimizde.

TUSAŞ, KAAN
KAAN Pistte / TUSAŞ

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu, SAHA İstanbul’un 2026 yılındaki ilk konuğu olarak Türk savunma sanayisinin en kritik projelerindeki son durumu değerlendirdi. Milli Muharip Uçak KAAN’ın yeni prototiplerinin uçuş takviminden, yerli motor TF-35000’in 2032 hedefine; ANKA-3’ün seri üretiminden, İspanya’ya yapılan HÜRJET ihracatına kadar birçok konuda çarpıcı bilgiler veren Demiroğlu, TUSAŞ’ın sadece 5. nesil değil, 6. nesil savaş uçağı teknolojileri için de çalışmalara başladığını duyurdu.

Türkiye’nin havacılık ekosisteminin kalbi TUSAŞ, “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla yürüttüğü projelerde vites yükseltiyor. 2025 yılını 10 milyar dolarlık rekor bir ihracat başarısıyla kapatan Türk savunma sanayisi, 2026’ya dev projelerin somut çıktılarıyla giriyor. TUSAŞ Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu, katıldığı programda Milli Muharip Uçak KAAN başta olmak üzere HÜRJET, ANKA-3, ATAK-2 ve genel maksat helikopteri T-925 projelerindeki son gelişmeleri en yetkili ağızdan paylaştı.

KAAN: Sadece TUSAŞ’ın Değil, Türkiye’nin “Crown” Projesi

Röportajın en önemli gündem maddesi, Türkiye’nin en büyük teknoloji projesi olan Milli Muharip Uçak KAAN oldu. Demiroğlu, KAAN’ı sadece TUSAŞ’ın değil, Türkiye’nin “Crown” (Taç) projesi olarak nitelendirerek, bu projenin bir uçak üretiminden çok daha fazlası olduğunu, bir “ekosistem inşası” anlamına geldiğini vurguladı.

KAAN’ın mevcut durumu hakkında bilgi veren Demiroğlu, ilk uçuşunu yapan prototipin şu anda mühendislik testlerinde (yer testleri, sistem testleri) kullanıldığını belirtti. Ancak asıl heyecan verici gelişme, yeni prototiplerin üretim hattındaki durumuyla ilgiliydi. Demiroğlu, KAAN’ın 2. ve 3. prototiplerinin inşasının devam ettiğini belirterek şu kritik takvimi açıkladı:

“KAAN’ın 1. prototipinin (yeni üretilen uçuş prototipi) Haziran ayına kadar, belki Mayıs ayında uçmuş olduğunu göreceğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. İkinci prototip onun hemen arkasından gelecek. Üçüncü prototipi ise bu senenin sonunda ya da 2027’nin başında testlere sokmayı planlıyoruz.”

Demiroğlu, KAAN projesindeki 2-3 aylık gecikmelerin, F-35 gibi küresel projelerin süreçleriyle kıyaslandığında son derece normal olduğunu ve endişe edilecek bir durum bulunmadığını ifade etti.

Yerli Motor TF-35000 İçin Hedef: 2032

KAAN’ın motoru, projenin en çok merak edilen ve en zorlu bileşeni olarak öne çıkıyor. Makine mühendisi kökenli olan ve kariyerinin büyük bölümünü motor teknolojileri üzerine geçiren Demiroğlu, motor geliştirmenin mühendisliğin zirvesi olduğunu vurguladı. Mevcut F110 motorlarının 70’li yılların teknolojisine dayandığını hatırlatan Demiroğlu, KAAN’ın “Süper Cruise” (Artyakıcı kullanmadan ses hızının üzerine çıkma) özelliğine sahip olması için TF-35000 gibi özgün ve yüksek performanslı bir motora ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Yerli motorun takvimi konusunda net konuşan Demiroğlu, “2032’de bu motorun bitmiş ve entegrasyona yarıya kadar getirilmiş olmasını hedefliyoruz” dedi. Bu takvime göre, 2031 yılında motorun ön üretimine başlanması ve test süreçlerinin tamamlanması öngörülüyor.

KAAN’ın ilk 20 ila 40 adetlik üretim paketinin (Blok 10 ve Blok 20) halihazırda kullanılan Amerikan F110 motorlarıyla üretileceğini belirten Demiroğlu, bu stratejinin projenin başından beri planlandığını ve herhangi bir sapma olmadığını kaydetti.

Seri Üretim ve 2028 Hedefi Revizesi

KAAN’ın seri üretim takvimiyle ilgili olarak kamuoyunda bilinen 2028 hedefi hakkında da gerçekçi bir değerlendirme yapan Demiroğlu, önceki Genel Müdür Temel Kotil döneminde konulan hedeflerin çoğunun tutturulduğunu ancak 2028 sonu teslimat hedefinin 2029’a sarkma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.

“2029 itibarıyla seri üretim kısmını geçmiş ve teslimatlara başlamış oluruz” diyen Demiroğlu, yakın zamanda Türk Hava Kuvvetleri’nden 20 adetlik resmi KAAN siparişini almayı beklediklerini de sözlerine ekledi.

Endonezya Anlaşması Bir “MoU” Değil

Henüz envantere girmemiş bir uçağın ihraç edilmesi başarısına da değinen Demiroğlu, Endonezya ile yapılan anlaşmanın bir “İyi Niyet Belgesi” (MoU) değil, resmi bir “Çerçeve Anlaşması” olduğunun altını çizdi. 15 milyar dolarlık bu dev anlaşmanın fazlar halinde yürütüleceğini belirten Demiroğlu, Endonezya’nın yerli motorlu ve teknoloji transferi içeren bir paket talep ettiğini, bu nedenle Türkiye ile birlikte beklemeyi kabul ettiğini açıkladı. Bu durum, Türk savunma sanayisine duyulan küresel güvenin en somut göstergesi olarak nitelendirildi.

6. Nesil Savaş Uçağı ve “MUM-T” Konsepti

KAAN 5. nesil bir uçak olarak tasarlanırken, TUSAŞ’ın şimdiden 6. nesil teknolojiler üzerine çalışmaya başladığı da röportajda ortaya çıktı. Demiroğlu, HÜRJET ile ANKA-3 arasındaki ve KAAN ile KIZILELMA arasındaki “Manned-Unmanned Teaming” (MUM-T / İnsanlı-İnsansız Takım Çalışması) konsepti üzerine yoğunlaştıklarını belirtti.

Demiroğlu, KAAN Blok-10 envantere girdiğinde 6. nesil özelliklere sahip olmayacağını, ancak yerli motorun entegre edilmesiyle birlikte (yaklaşık 6 yıl sonra) TUSAŞ’ın 6. nesil teknolojilere hazır hale geleceğini ifade etti. “6. nesli sadece biz tanımlamasak bile, tanımlayanlardan bir tanesi biz olacağız” diyen Demiroğlu, Türkiye’nin havacılıkta takip eden değil, oyun kuran bir ülke konumuna geleceğinin sinyalini verdi.

HÜRJET: İspanya İhracatı ve Seri Üretim Hızı

Türkiye’nin ilk insanlı jet uçağı HÜRJET, İspanya Hava Kuvvetleri’ne yapılan satışla Avrupa kapılarını araladı. Demiroğlu, İspanya’nın Boeing T-7, Leonardo M-346 ve Güney Kore’nin T-50 uçakları yerine HÜRJET’i seçmesinin arkasındaki stratejik nedenleri anlattı. İspanya’nın HÜRJET’in performansından ve Türkiye’nin verdiği sözleri (zamanında uçuş ve teslimat taahhüdü) tutmasından etkilendiğini belirten Demiroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İspanya Başbakanı Sanchez arasındaki iyi ilişkilerin de satışta etkili olduğunu vurguladı.

HÜRJET’in seri üretimine geçildiğini duyuran Demiroğlu, şu anda Türk Hava Kuvvetleri için halihazırda 12 uçak + 4 prototip uçak üretiminin devam ettiği bilgisini paylaştı. Demiroğlu ayrıca ayda 1-2 uçak olan üretim hızını, ayda 3 uçağa çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Ayrıca, uçağın bazı komponentlerinin montajının Kayseri’de yapılacağı bilgisini paylaşarak, üretimin Anadolu’ya yayılacağının müjdesini verdi.

ANKA-3: “Hayalet” Seri Üretime Geçiyor

TUSAŞ’ın insansız hava aracı ailesinin en yeni ve en stratejik üyesi olan kuyruksuz “hayalet” uçak ANKA-3, herkesi şaşırtan bir hızla ilerliyor. Demiroğlu, ANKA-3’ün nihai tasarımının (Critical Design Review – CDR) 2 ay önce dondurulduğunu ve üretime başlandığını açıkladı.

Bu yıl içinde iki yeni prototipin daha üretileceğini belirten Demiroğlu, seri üretim çalışmalarının otomotiv sektöründeki verimlilik prensipleriyle yürütüldüğünü ifade etti. Türk Hava Kuvvetleri’nden 50’nin üzerinde bir sipariş beklediklerini söyleyen Demiroğlu, ANKA-3’ün çift motorlu versiyonu için de konsept çalışmalarının yapıldığını ancak şu anki önceliğin tek motorlu versiyonun seri üretimi olduğunu belirtti. Motor konusunda Ukrayna’dan tedarikin savaş koşullarına rağmen sorunsuz devam ettiğini, ihtiyaç halinde TEI’nin TF-6000 motorunun devreye alınabileceğini ekledi.

Helikopter Projeleri: T-925 Öne Çekildi, ATAK-2 Beklemede

Helikopter projelerindeki stratejik değişikliklere de değinen Demiroğlu, genel maksat helikopteri ihtiyacının aciliyeti nedeniyle T-925 projesinin öne çekildiğini, ağır sınıf taarruz helikopteri ATAK-2 projesinin ise bir süreliğine “beklemeye alındığını” açıkladı.

Türkiye’nin elindeki genel maksat helikopterlerinin (S-70 Blackhawk vb.) ömürlerinin 2030-2040 bandında dolacağını ve T-70 projesindeki ihracat lisansı sorunları nedeniyle sayının azaldığını hatırlatan Demiroğlu, T-925’in bu boşluğu dolduracağını belirtti. T-925’in bu yıl ilk uçuşunu yapacağını müjdeleyen Demiroğlu, helikopterin Orman Genel Müdürlüğü için 4 ton su atabilen versiyonunun da 2028’de teslim edileceğini duyurdu.

ATAK-2 ve T-925 projelerinin %60 oranında ortak parçalara (motor, transmisyon, paller vb.) sahip olacağını belirten Demiroğlu, bu stratejinin bakım ve işletme maliyetlerini düşüreceğini ifade etti.

TUSAŞ’ın Geleceği: Havacılığın Süpermarketi

TUSAŞ’ı “Havacılığın Süpermarketi” olarak tanımlayan Demiroğlu, şirketin helikopterden uçağa, İHA’dan uyduya kadar her alanda ürün veren dev bir yapıya dönüştüğünü belirtti. Özellikle uzay alanında 30 cm çözünürlüğe sahip gözlem uyduları için optik sistem (ayna, mercek) yatırımı yaptıklarını açıklayan Demiroğlu, TUSAŞ’ın 2030’lu yıllarda 10 milyar dolar ciroyu aşan küresel bir dev olacağını öngördü.

SAHA EXPO Sürprizi

Demiroğlu, önümüzdeki dönemde düzenlenecek SAHA EXPO fuarı için de ipucu verdi. İhtiyaç analizleri sonucunda ortaya çıkan, en az iki yeni platformun fuarda sürpriz olarak tanıtılacağını belirten Demiroğlu, detay vermekten kaçındı.

yuzde100yerli.com'un kurucusu, gönüllü yazar, yerli malı hastası, yazılımcı, girişimci. Teknolojiyi ve tabii ki yerli ve milli projeleri takip etmekten büyük keyif alıyorum. Türkiye'de üretilen yeni bir ürün ve yeni bir girişim görmek mutlu ediyor, bu nedenle 2006 yılında yuzde100yerli.com'u yayına alma kararı aldım.