Havacılıkta Yapay Zeka ve Çoklu Malzeme Devrimi: Türkiye ve Malezya’dan Stratejik Ortaklık

TÜBİTAK ve Malezya MIGHT iş birliğiyle duyurulan projede; MetalWorm, G7 Aerospace ve üniversiteler havacılık için yapay zeka destekli yeni nesil malzemeler üretecek.

Türkiye ve Malezya. Katmanlı Üretim ve Makine Öğrenimi Kullanılarak Havacılık ve Uzay Uygulamaları İçin Gelişmiş Fonksiyonel Derecelendirilmiş Çoklu Malzemelerin Geliştirilmesi

Türkiye ile Malezya arasındaki teknolojik köprüler, uzay ve havacılık sanayisinin geleceğini şekillendirecek kritik bir Ar-Ge projesiyle güçleniyor. TÜBİTAK ve Malezya Sanayi-Hükümet Yüksek Teknoloji Grubu (MIGHT) tarafından açılan “2567 İkili İşbirliği” çağrısının sonuçları TÜBİTAK tarafından açıklandı. Desteklenmeye hak kazanan 4 projeden biri, havacılıkta ezberleri bozmaya hazırlanıyor. Gazi Üniversitesi ve MetalWorm Eklemeli İmalat Teknolojileri, Malezyalı ortakları UTM ve G7 Aerospace ile birlikte uçak ve uzay araçları için makine öğrenimi destekli (yapay zeka) çoklu malzemeler geliştirecek.

Geleneksel üretim yöntemleri, modern havacılık ve uzay endüstrisinin ihtiyaç duyduğu ultra hafif ama yüksek dayanımlı parça taleplerine yanıt vermekte giderek zorlanıyor. Bu darboğazı aşmak isteyen TÜBİTAK ve Malezya MIGHT kurumu, stratejik teknolojilere yatırım yapmak üzere güçlerini birleştirdi. Açıklanan destek programı kapsamında en çok dikkat çeken çalışma; Prof. Dr. Rahmi Ünal (Gazi Üniversitesi), Nevzat Bol (MetalWorm), Prof. Dr. Mohd Hasbullah Idris (UTM) ve Izhar Harun (G7 Aerospace) liderliğinde yürütülecek olan ileri malzeme projesi oldu. Bu dev proje, havacılık parçalarının üretiminde üç boyutlu (3D) metal yazıcıları ve makine öğrenimini bir araya getiriyor.

Katmanlı Üretim ve FGM

Projenin merkezinde “Fonksiyonel Derecelendirilmiş Çoklu Malzemeler” (FGM) kavramı yer alıyor. Geleneksel metal parçalar, her noktasında aynı fiziksel özelliği gösterir. Ancak bir roket motoru veya uçak türbini çalışırken, parçanın bir ucunun aşırı sıcağa, diğer ucunun ise yüksek basınca dayanması gerekir. FGM teknolojisi, malzemenin kimyasal yapısını milimetrik olarak değiştirerek tek bir parçada farklı yetenekler sunar.

Ekipler, bu karmaşık yapıyı oluşturmak için Tel Ark Eklemeli İmalat (WAAM) gibi yenilikçi 3D metal yazıcı teknolojilerini kullanacak. Çünkü bu yöntem, farklı alaşımları katman katman üst üste örerek istenilen şekli ve dayanımı elde etmeyi sağlar. Ayrıca projeye entegre edilecek makine öğrenimi algoritmaları, üretim sırasındaki ısıl gerilmeleri ve olası çatlakları önceden tahmin edecek. Böylece yapay zeka, metalin en kusursuz formda üretilmesi için makineye anlık komutlar verecek.

Sahadaki Güçlü Aktörler

Bu uluslararası konsorsiyumun arkasında çok güçlü akademik ve endüstriyel temeller yatıyor. Projenin Türkiye ayağındaki endüstriyel ortağı MetalWorm, Türkiye’nin yerli ve milli eklemeli imalat kapasitesinde öncü bir rol üstleniyor. Şirket, geliştirdiği endüstriyel boyutlardaki robotik 3D metal yazıcılarla savunma sanayisi için kritik titanyum ve alüminyum parçaları çok hızlı bir şekilde üretiyor.

Öte yandan projenin Malezya ayağındaki G7 Aerospace, bölgenin en yetkin havacılık firmalarından biri olarak öne çıkıyor. G7 Aerospace, aviyonik sistemler, hava aracı bakım-onarım (MRO) faaliyetleri ve mühendislik entegrasyonu konularında derin bir tecrübe barındırıyor. Gazi Üniversitesi ve Malezya Teknoloji Üniversitesi’nin (UTM) teorik malzeme bilimi tecrübesi, bu iki şirketin endüstriyel sahadaki pratik gücüyle birleşiyor. Dolayısıyla ortaya doğrudan seri üretime aktarılabilecek somut bir teknoloji çıkıyor.

Maliyetler Düşüyor, Dayanım Artıyor

Bu projenin başarıyla tamamlanması, hem Türkiye hem de Malezya havacılık ekosistemi için milyarlarca dolarlık bir ithalatın önüne geçme potansiyeli taşıyor. Geliştirilecek yapay zeka destekli üretim modeliyle, savaş uçaklarında veya uydularda kullanılan kritik motor parçaları çok daha hafif, esnek ve ısıya dayanıklı hale getirilecek.

Bununla birlikte yeni yöntem, parça üretimindeki kalıp maliyetlerini sıfırlayarak prototip geliştirme süreçlerini aylardan günlere indirecek. KAAN, HÜRJET ve KIZILELMA gibi milli platformların yanı sıra Malezya’nın bölgesel hava gücü ihtiyaçları da bu yeni nesil malzemelerden doğrudan faydalanacak. Sonuç olarak Türkiye, “Milli Teknoloji Hamlesi” vizyonu doğrultusunda sadece uçak platformu üreten değil, o uçağın temel bileşenlerini oluşturan ileri malzeme bilimini de ihraç eden bir küresel güce dönüşüyor.

Haberi Beğendiniz Mi?

Editöre kahve ısmarlayın!

Editöre Bir Kahve Ismarla