Sudan Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan bir Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), bir hava-hava mühimmatı kullanarak çift turbofan motorlu bir hava aracını havada vurarak düşürdü. Sosyal medyaya yansıyan ve kısa sürede büyük ilgi gören görüntüler, insansız hava araçlarının artık yalnızca kara hedeflerini değil, hareket halindeki insanlı savaş uçaklarını dahi avlayabilecek kapasiteye ulaştığını gösterdi.
Kullanılan mühimmatın ROKETSAN yapımı EREN dolanan mühimmatı olduğu değerlendirilmekle birlikte, SUNGUR hava savunma füzesi olabileceği de uzmanlar tarafından dile getiriliyor. Her iki mühimmat da AKINCI platformuna entegre edilebilen yerli sistemler arasında yer alıyor.
Havada İnsansız İt Dalaşı: AKINCI’ya Karşı AKINCI
Geçtiğimiz haftalarda yaşanan ve bizim de haberini yaptığımız tarihi olayda, Sudan ordusuna ait bir AKINCI TİHA, Etiyopya’ya ait başka bir AKINCI’yı yine EREN mühimmatı ile havada düşürmüştü. Havacılık tarihinde ilk kez bir Türk silahlı insansız hava aracı, yine bir Türk platformu tarafından it dalaşı senaryosunda avlanmıştı. Şimdi ise aynı platform, bu kez çok daha karmaşık ve zorlu bir hedef olan insanlı bir savaş uçağını düşürerek yetenek sınırlarını bir kez daha genişletti.
Afrika kıtasında Sudan ve Etiyopya arasında uzun süredir sınır güvenliği ve su kaynakları üzerinden ciddi bir gerilim yaşanıyor. Her iki ülke de ordularını modernize etmek için Türk savunma sanayisi ürünlerini aktif olarak tercih ediyor. Ancak gökyüzünde yaşanan bu insansız hava muharebeleri, bölgedeki stratejik dengelere dair çok daha derin bir gerçeği gün yüzüne çıkarıyor: Türk silah sistemleri, bugün Afrika kıtasının neredeyse tamamında standart vurucu güç haline gelmiş durumda. Bununla birlikte, Türkiye ile diplomatik ve stratejik ilişkileri daha güçlü olan ülkeler, EREN gibi gelişmiş hava-hava mühimmatlarına daha hızlı erişim sağlıyor. Aynı platformları kullanan iki ordu arasında dahi mühimmat ve donanım farkıyla sahada mutlak bir üstünlük yaratılabildiği açıkça görülüyor.
100 Kilometre Menzilli Avcı: Roketsan EREN Mühimmatı
ROKETSAN mühendisleri tarafından geliştirilen EREN, aslında yüksek hızlı ve akıllı bir dolanan mühimmat olarak öne çıkıyor. Platform, hedefine ulaşmadan önce havada uzun süre devriye atabiliyor ve tespit anında yüksek hızlara ulaşarak sürpriz saldırılar gerçekleştiriyor. AKINCI üzerinden yapılan atış testlerinde sistem, 100 kilometrenin üzerindeki mesafelerden yüksek hassasiyetli doğrudan vuruş yeteneğini zaten kanıtlamıştı.

EREN mühimmatı, bünyesindeki gelişmiş arayıcı başlık sayesinde düşman hava unsurlarını radar ve elektro-optik sistemlerle otonom olarak takip ediyor. Sistem, sahip olduğu bu teknolojik altyapıyla düşman İHA’larını, helikopterlerini ve diğer düşük hızlı hava hedeflerini yüksek bir isabet oranıyla avlıyor. Ancak bu kez hedef, çift turbofan motorlu ve çok daha yüksek hızlara ulaşabilen insanlı bir savaş uçağıydı. Bir insansız hava aracından ateşlenen füzenin, hareket halindeki insanlı bir savaş uçağını vurması, aerodinamik ve algoritmik açıdan muazzam bir mühendislik başarısı olarak değerlendiriliyor. Bu olay, EREN’in güdüm algoritmalarının ne kadar ölümcül ve isabetli çalıştığını, üstelik bu kez çok daha zorlu bir hedefe karşı gerçek muharebe şartlarında teyit ediyor.
Muharebe Doktrinleri Değişiyor
Afrika semalarında art arda yaşanan bu iki olay, savaş konseptlerinin ne kadar hızlı değiştiğini net bir şekilde gösteriyor. Geleceğin savaşları artık yalnızca insanlı savaş uçakları arasında değil, birbirini avlayan insansız hava araçları ve otonom mühimmatlar arasında gerçekleşiyor. Daha da önemlisi, insansız sistemler artık insanlı savaş uçaklarına karşı da ölümcül bir tehdit oluşturuyor.

ROKETSAN EREN mühimmatının önce bir AKINCI’yı, ardından insanlı bir savaş uçağını başarıyla imha etmesi, Türk mühimmatlarının küresel ihracat pazarındaki cazibesini ve değerini zirveye taşıyor. Bundan sonraki süreçte AKINCI veya diğer Türk SİHA’larını satın alan ülkeler, hava-hava yeteneği kazanmak için mutlaka EREN gibi akıllı mühimmatları da envanterlerine katmak isteyecektir. Sudan ordusunun bu hava mücadelelerinden art arda galip ayrılması, mühimmat çeşitliliğinin platformun kendisi kadar hayati bir önem taşıdığını tüm dünyaya kanıtlamış durumda.
AKINCI’nın Rekoru ve Teknik Altyapısı
Tüm bu başarıların arkasında, Baykar tarafından geliştirilen AKINCI platformunun etkileyici teknik kapasitesi yatıyor. AKINCI B versiyonu, yakın zamanda 40 bin feet irtifaya çıkarak Türkiye’de üretilen bir hava aracı ile elde edilen irtifa rekorunu kırmıştı. Bu irtifa kabiliyeti, platforma hem keşif hem de taarruz görevlerinde benzersiz bir operasyonel avantaj sağlıyor. Yüksek irtifada devriye atabilen AKINCI, ister EREN ister SUNGUR gibi hava-hava mühimmatlarıyla birleştiğinde, hem diğer İHA’lara hem de insanlı hava unsurlarına karşı havadan havaya etkin bir avcı platformuna dönüşüyor. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci’nin EREN mühimmatına şehit Eren Bülbül’ün adını vermesi ise, bu stratejik sistemin arkasındaki duygusal bağı ve milli motivasyonu ortaya koyuyor.









Yanıtla