TUSAŞ, 2035 yılına kadar üreteceği yerli platformların yol haritasını ilan etti. Açıklanan stratejide KAAN, HÜRJET ve insansız sistemler için kritik üretim eşikleri yer alıyor. Şirketin hedefleri arasında 10 binin üzerinde taktik İHA, 20’den fazla uydu ve 30’dan fazla yeni ürün geliştirme de bulunuyor.
Sabit Kanat ve Döner Kanat Hedefleri
TUSAŞ’ın 2035 hedefleri, sabit kanat ve döner kanat platformlarında önemli üretim rakamlarını içeriyor. Sabit kanat tarafında KAAN için 150’den fazla, HÜRJET için 200’den fazla, HÜRKUŞ-II için 150’den fazla üretim öngörülüyor. Döner kanat tarafında GÖKBEY için 200’den fazla, T925 için 150’den fazla ve T129 ATAK için 100’den fazla helikopter hedefleniyor.
İnsansız hava araçları tarafında ise ANKA-3 için 250’den fazla, ANKA ve AKSUNGUR için 150’şer adet üretim planlanıyor. Bu tablo, TUSAŞ’ın önümüzdeki on yılda platform çeşitliliğini korurken her bir platformda seri üretim kapasitesini önemli ölçüde artırmayı amaçladığını gösteriyor.
ANKA-3 İçin İkinci Üretim Hattı Geliyor
TUSAŞ’ın ANKA-3 programında da kritik bir gelişme yaşanıyor. Şirketin ikinci ANKA-3 üretim hattının inşasını tamamladığı ve hattın kasım ayında açılacağı bildirildi. Yeni hat, ANKA-3’ün daha büyük gövdeye ve yaklaşık 1,75 ton faydalı yük kapasitesine sahip geliştirilmiş bir varyantını üretecek. Orijinal platformda bu kapasite yaklaşık 1,3 ton seviyesindeydi. Yeni hatta üretilecek ilk uçağın yakında banttan çıkması ve ardından uçuş testlerine başlaması bekleniyor.
ANKA-3, taarruz ve diğer görevler için tasarlanmış bir muharip İHA. TUSAŞ’ın verilerine göre uçak, yüksek ses altı hızlara ulaşabiliyor ve 40 bin feet irtifaya kadar görev yapabiliyor. Türk Silahlı Kuvvetleri, ilk teslimatı 2027’de yapılmak üzere 80 ANKA-3 siparişi vermiş durumda.
Azerbaycan’a 14 HÜRKUŞ İhracatı
TUSAŞ, ihracat başarılarına bir yenisini ekledi. Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen ADEX 2026 fuarı kapsamında HÜRKUŞ Gelişmiş Eğitim Uçağı’nın ihracatına yönelik Azerbaycan ile sözleşme imzalandı. Anlaşma kapsamında Azerbaycan’a 14 adet HÜRKUŞ-II teslim edilmesi planlanıyor. Uçaklar, Azerbaycan Hava Kuvvetleri’nin eğitim faaliyetlerinde görev yapacak. Bu ihracat, milli hava platformlarının uluslararası alandaki varlığını güçlendiren bir adım olarak değerlendiriliyor.
TUSAŞ’ın 2035 Hedefleri Neden Önemli?
TUSAŞ’ın 2035 hedefleri, yalnızca üretim rakamlarından ibaret değil. Bu tablo, Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı olgunluk seviyesini ve önümüzdeki on yılda hedeflediği yapısal dönüşümü gösteriyor. KAAN için 150’den fazla üretim hedefi, Türkiye’nin beşinci nesil muharip uçak sınıfında kalıcı bir oyuncu olma iddiasını güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. HÜRJET için 200’den fazla üretim hedeflenmesi, hem Türk Hava Kuvvetleri’nin eğitim filosunu yenileme hem de ihracat pazarında iddialı bir konum edinileceği anlamına geliyor.
Taktik İHA alanındaki 10 binin üzerindeki üretim hedefi ise bambaşka bir hikaye anlatıyor. Bu rakam, Türkiye’nin insansız sistemlerde yalnızca platform satan değil, aynı zamanda mühimmat, sensör ve yazılım ekosistemiyle birlikte komple bir harp konsepti ihraç eden bir ülke haline geldiğini gösteriyor. ANKA-3’ün faydalı yük kapasitesinin 1,3 tondan 1,75 tona çıkarılması, insansız savaş uçaklarının görev yelpazesinin genişlediğine işaret ediyor. Bu kapasite artışı, ANKA-3’ü yalnızca taarruz değil, elektronik harp ve derin vuruş gibi farklı görev profillerinde de kullanılabilir hale getiriyor.
Azerbaycan’a yapılan HÜRKUŞ ihracatı ise Türkiye’nin savunma sanayiindeki ihracat stratejisinin coğrafi çeşitliliğini ve 2035 hedeflerinin ulaşılabilir olduğunu ortaya koyuyor. Türk Cumhuriyetleri pazarında kazanılan bu referans, ilerleyen dönemde Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan gibi ülkeler için de kapı aralayabilir. Azerbaycan’ın daha önce Bayraktar TB2 alması ve şimdi HÜRKUŞ-II tercih etmesi, Ankara-Bakü savunma iş birliğinin platform çeşitliliğini artırarak derinleştiğini gösteriyor.
ATAK 2’nin Planlarda Yer Almaması Dikkat Çekti
TUSAŞ’ın 2035 yol haritasındaki en dikkat çekici detaylardan biri, üretim planlamasında ATAK 2 helikopterine yer verilmemesi. Uzun süredir ATAK 2 ile ilgili geliştirme faaliyetlerinin durduğu yönünde değerlendirmeler yapılıyordu. ATAK 2’nin üretim planlarında yer almaması projenin rafa kaldırıldığını gösterir nitelikte. Yol haritasında ATAK 2 yerine 10 ton sınıfı ağır helikopterin 150’den fazla üretimle planlamaya dahil edilmesi, Türkiye’nin ağır sınıf taarruz helikopteri ihtiyacı için farklı bir yola yöneldiğini gösteriyor. Bu tercih, mevcut ATAK platformunun geliştirilmesi yerine yeni bir ağır sınıf helikopter konseptine odaklanıldığına işaret ediyor.
Verilen üretim rakamları, motor konusunun bu tarihlerden çok daha önce çözüleceğini de ima ediyor. KAAN için 150’den fazla, HÜRJET için 200’den fazla, GÖKBEY ve 10 ton sınıfı helikopter için toplamda 350’den fazla platform üretim hedefi, bu platformların motorlarının seri üretim aşamasına 2035’ten önce ulaşacağını gösteriyor. Türkiye’nin TEI üzerinden geliştirdiği motor programlarının bu takvime yetişmesi, savunma sanayiinin en kritik tedarik sorunlarından birinin çözülmesi anlamına gelecek. Özellikle KAAN’ın motoru konusunda dışa bağımlılığın azalması, projenin ihracat potansiyelini de doğrudan etkileyecek bir faktör.
Not
Bu haberimizi destekleyici fotoğraf veya video kaydınız varsa lütfen iletişim sayfasında yer alan bilgileri kullanarak bizimle paylaşınız.










Yanıtla