F-35 Mühendisinden KAAN Açıklaması: TEI Motorları Gelince Altıncı Nesil Olacak

F-35'in görünmezlik teknolojisinde görev alan Ergün Kırlıkovalı, KAAN'ın mevcut kabiliyetlerini etkileyici bulduğunu belirterek, yerli motorla altıncı nesile ulaşacağını söyledi.

KAAN PT1 / TUSAŞ
KAAN PT1 / TUSAŞ

F-35 savaş uçağının görünmezlik (stealth) teknolojisinde görev almış Türk mühendis Ergün Kırlıkovalı, bir röportajında Milli Muharip Uçak KAAN hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Kırıklıovalı, KAAN’ın mevcut kabiliyetlerinin etkileyici olduğunu belirterek, TEI tarafından geliştirilen yerli motorun entegrasyonuyla uçağın altıncı nesil seviyesine ulaşacağını ifade etti.

Bir İki Dokunuşla KAAN Altıncı Nesile Doğru Gidiyor

Kırlıkovalı, KAAN’ın gelişim sürecini şu sözlerle değerlendirdi: “KAAN uçağımız çok ileri kabiliyetlere sahip olarak geliştiriliyor. F-35, 5. nesil. Halbuki KAAN bir iki dokunuşla altıncı nesile doğru gidiyor.” İlk yıllarda General Electric motorlarının kullanılması nedeniyle bazı çevrelerin KAAN’ı 4.5 nesil olarak gösterdiğini hatırlatan Kırlıkovalı, bu tartışmaya girmekten kaçınsa da “TEİ’den gelen yeni motorlarla bu altıncı nesile doğru gidiyor, yol alıyor” ifadelerini kullandı.

“KAAN’ı Yapan Mühendisleri Tanıyorum”

Kırlıkovalı, KAAN projesinde görev alan mühendis kadrosuna duyduğu güveni de dile getiriyor: “KAAN’ı yapan mühendis arkadaşların çoğunu tanıyorum. Müthiş arkadaşlar, çok iyi gelişmiş. Bu konuları çok iyi bilen ve ne yaptıklarını bilen arkadaşlar.” Kırlıkovalı’ya göre KAAN’ın kabiliyetleri çok etkileyici ve proje olgunluğa erişip yerli motorlar entegre edildiğinde Türkiye, KAAN’la altıncı nesil olarak gurur duyabilecek.

KAAN 5. Nesil mi 6. Nesil Mi Tartışmaları

Savaş uçaklarının nesil sınıflandırması, akademik bir tartışmanın ötesinde, ihracat, ittifak içi konumlanma ve operasyonel doktrin açısından kritik bir gösterge olarak görülüyor. Beşinci nesil uçaklar, düşük radar kesit alanı, süpersonik seyir, gelişmiş sensör füzyonu ve ağ merkezli harp kabiliyetleriyle tanımlanıyor. KAAN’ın ilk prototiplerinde General Electric F110 motorlarının kullanılması, bazı analistlerin uçağı 4.5 nesil olarak konumlandırmasına yol açıyor. Ancak Kırıklıovalı’nın da işaret ettiği gibi, TEI’nin geliştirdiği yerli TF35000 motorlar devreye girdiğinde KAAN’ın gerçek potansiyeli ortaya çıkacak.

KAAN’ın altıncı nesle yaklaşması, tabii ki sadece motorla ilgili bir mesele değil. Altıncı nesil uçaklar, insansız sistemlerle takım çalışması (MUM-T), yapay zeka destekli karar destek sistemleri, yönlendirilmiş enerji silahları ve gelişmiş siber harp kabiliyetleriyle tanımlanıyor. KAAN’ın KIZILELMA ve ANKA-3 gibi insansız platformlarla birlikte hareket edebilme potansiyeli, bu yönde atılmış ve kanıtlanmış adımlar arasında. Kırıklıovalı’nın “KAAN bir iki dokunuş ile 6. nesil olur” ifadesi, bu kabiliyetlerin halihazırda tasarıma entegre edildiğini ima ediyor.

F-35’in görünmezlik teknolojisinde görev almış bir mühendisin KAAN’a dair olumlu değerlendirmesi, uluslararası alanda da dikkat çekebilecek bir referans. Ancak KAAN’ın gerçek sınavı, yerli motorun seri üretime geçmesi ve uçağın operasyonel envantere girmesiyle yaşanacak. O aşamaya kadar yapılan değerlendirmeler, umut verici olsa da KAAN’nın gerçek potansiyeli Türk Hava Kuvvetleri envanterine girdiğinde belli olacak.

Not

Bu haberimizi destekleyici fotoğraf veya video kaydınız varsa lütfen iletişim sayfasında yer alan bilgileri kullanarak bizimle paylaşınız.

Haberi Beğendiniz Mi?

Editöre kahve ısmarlayın!